Free Web Hosting Provider - Web Hosting - E-commerce - High Speed Internet - Free Web Page
Search the Web

 

& Kaçakçılık Suçu ?

 
Kaçakçılık suçlarında ilk aşamada mutlaka şu hususlara dikkat edilmelidir:
a-Suçun niteliği belirlenmeli;Sanığın Eylem kullanma kaçakçılığı-bireysel ticari kaçakçılık-toplu kaçakçılık mı yoksa teşekkül halinde kaçakçılık mı ?
b-sanık savunmasında suçunu kabul etmekle birlikte diğer sanıkların kimliklerini verip kaçakçılık suçunun ortaya çıkmasını kolaylaştırmış ise 49/2 maddesi mutlaka hükümde tartışılmalıdır.
c- Suçun niteliği belirlendikten sonra kaçak ürünün gümrüklenmiş değerinin 33/son maddesine göre Pek fahiş-normal-hafif-pek hafif olup-olmadığı ?
d-sanığın ödemede acze düşüp düşmediği infaz aşamasında değerlendirilmelidir.
e-Müsadere var mı?
f-Nisbi harç ne kadar ?
g-Vekalet ücreti ödenecek mi ve ödenecekse hangi miktar üzerinden verilmeli ?

Temel Kavramların Tanımı:

CİF ğYabancı kaynaklı eşyanın menşeinde ki satış fiyatı + nakliye Ücreti + sigorta masrafları
FOB ğ Malın menşeinde ki satış fiyatı + gemiye yüklenmesine kadar olan masraf.
Gümrüklenmiş Değer ğ Gümrüklenmiş Değer + vergi ve resimler toplamı
Gümrüklenmiş Piyasa Değeri ğ Gümrük vergisi + CİF Değeri + normal ithalatçı karı + toptancı karı + perakendeci karı
Önemli: Gümrüklenmiş Değer ile Gümrüklenmiş Piyasa Değerini karıştırmamak gerekir.
üKaçakçılık davaları 3005 sayılı yasaya tabii olduğundan diğer davalar ile birleştirilemez ve Adli tatilde bakılabilir.

Yargılama aşamasında ve delillerin toplanması sırasında dikkat edilecek hususlar:
1- İBK na göre CİF değeri itiraz olsun yada olmasın tarafsız bir bilirkişiye tespit ettirilmelidir. Ancak eğer kaçak eşya sadece Tekel idaresi tarafından ithal ediliyor ise mutlaka en yakın Tekel idaresinden sorulur.
2- Gümrük idaresinin davaya müdahil olma hakkı bulunduğundan davetiye tebliğ edilerek davadan haberdar edilmesi zorunludur.
3-Dosyada yok ise "Kaçak Eşyaya Mahsus Tespit Varakası" Gümrük Müdürlüğünden istenir, geldikten sonra:
4- "Kaçak Eşyaya Mahsus Tespit Varakası" Tekel İdaresine gönderilerek Tekel tarafından satın alınan ürünlerin suç tarihi itibariyle CİF değeri tespit ettirilir.Eğer Tekel idaresi tarafından satın alınmayan ürün var ise -ki bu ürünler Tekel'den gelen yazıda belirtilir- bu ürün ambara teslim edilmiş ve ambar başka şehirde ise O yer As.C.M. ne talimat yazılarak gerekirse keşif yapılmak suretiyle bilirkişi marifetiyle CİF değeri belirlenmelidir.
5-Tekele tabii olan yada olmayan ürünlerin ayrı ayrı CİF değerleri belirlendikten sonra:
"Kaçak Eşyaya Mahsus Tespit Varakası" ve "CİF değerleri" Gümrük Müdürlüğüne müzekkere yazılarak belirlenen CİF değerine göre suç tarihinde ki gümrük mevzuatı ve tarifeler esas alınmak üzere kaçak ürünlerin Gümrüklenmiş değerleri tespit edilmelidir.Asla dosya içerisinde mevcut bulunan ve davada taraf olan Gümrük idaresinin belirlediği CİF değeri üzerinden hesaplanan gümrüklenmiş değer üzerinden ceza tayini yapılmamalıdır.

6-Gümrük idaresinden gelen Gümrüklenmiş Değer üzerinden hüküm kurulmalıdır.Ancak:
7-Olaydan hemen sonra Gümrük idaresi tarafından belirlenen Gümrüklenmiş değer ile tekel idaresi ve bilirkişiler tarafından belirlenen CİF değerlerine göre tekrar Gümrük idaresine hesap ettirilen Gümrüklenmiş değer arasında fahiş bir fark var ise mutlaka bunun nedeni araştırılmalı, çelişki giderilmeli ve ondan sonra hüküm kurulmalıdır.
üHüküm kurulurken aşağıda anlatılan hususlara mutlaka dikkat edilmeli ve ondan sonra karar verilmelidir. 1918 sayılı yasanın kendine özgü usul ve esasa ilişkin kuralları olduğu unutulmamalıdır.

üKaçakçılık suçuna yardım edenler TCK 279 maddesinde ki memurlardan ise fer'i fail değil asli fail olarak cezalandırılır ve indirimlerden yaralanamaz.
Tazmini Nitelikte olan Para cezalarının özellikleri :
üTazmini Para cezalarını C. Savcısı temyiz edemez.
üKamu para cezaları ile birleştirilemez.
ü3005 sayılı yasaya tabiidir, bu nedenle adli tatilde bakılabilir ve diğer davalar ile birleştirilemez.
üKaçakçılık Para cezaları tazminat niteliğinde olduğu için 647/5-6 maddesi gereğince taksitlendirilemez ve ertelenemez.
üTCK 81 maddesi gereğince tekerrür hükümleri uygulanamaz.
üTCK 119 maddesi gereğince önödemeye tabi değildir.
ü(Yaş Küçüklüğü)TCK 54, 55 , 59 maddesi gereğince indirim yapılamaz.(1918-56.maddeye dikkat,bkz.aşğ.)
üSanık eyleminden dolayı mükerrer ise (aynı TCK 522/son gibi) 1918 /33 maddesi sanık lehine uygulanamaz.
üMünferit toplu kaçakçılıkta her sanık kendi payından sorumludur.
üSadece tazmini para cezaları 4616 SK kapsamındadır. Ancak;
üToplu kaçakçılık suçlarından (27. madde) verilen tazmini para cezaları 4616 SK kapsamına girmez.
üTutuklama halinde TCK 40 maddesi gereğince mahsup edilemez.
üTemyiz sınırı CMUK a göre değil HUMK a göre belirlenmelidir.
üToplu kaçakçılık suçlarında tek bir ceza hükmolunur ancak müteselsilen sorumluluklarına karar verilir.
üMaktu Harç alınmaz.
4250 sayılı yasada ki son değişiklik nedeniyle :
23.01.2001 tarihli R.G.’de 4619 SK’nun 1. maddesi ile 4250 SK’nun 1. maddesinde değişiklik yapılmıştır. Buna göre içkiler devlet tekeli altından çıkartılarak gümrük eşyasına dönüştürülmüştür. Bu değişikliğe göre tekel eşyası olarak sayılan eşyalar gümrük eşyası olarak değiştirilmiştir.
a-Artık ceza tayin ederken bu eşyalar, tekel eşyası olmadığı için tıpkı gümrük eşyaları için ceza tayin edilirken işleyen kurallar bunlarda da geçerli olacaktır.Gümrük kaçakçılığı olarak değerlendirilecek bu içkilerin yabanci menşeli olması gerekiyor. Yerli olan ve sahte olarak üretilmiş içkiler için 4250 SK'nun 25/c fikrasına göre işlem yapılır. Yani yerli içki kaçakçılığı kaçakçılık suçu olmaktan çıkarılmıştır.
b-Tekel idaresinin müdahilliği geçerli değildir. bu nedenle de Tekel idaresi lehine vekalet ücretine hükmolunamaz.
ü19 Ekim 2000 tarihinden sonra GPD : 31.316.000.000 TL’den az ise görevli mahkeme Asliye Ceza Mahkemesidir. Sanıklara sadece APC verilir. (GD’nin 4 misli)
ü19 Ekim 2000 tarihinde 31.316.000.000 TL’den fazla ise sanıklara 1918 SK’nun 27/2-3-4 ile AHC ve APC verilir. (GD’nin 4 misli). Görevli mahkeme Ağır Ceza Mahkemesidir. (19 ekim 2000 tarihli 24205 sayılı R.G.’de yayınlanan 2000/1291 sayılı Bakanlar Kurulu kararı)
ü19 Ekim 2000 tarihli 24205 sayılı R.G.'de yayınlanan 2000/1291 sayılı Bakanlar Kurulu kararına göre 565.000.000 TL olan görev sınırı 31.316.000.000 TL' ye çıkartılmış ise de bu değişikliğin kanunla olmaması ve ayrıca Ek-7 madde kapsamında bir bakanlar kurulu kararı taşımaması nedeniyle sanık lehine olarak geçmişe sirayetin mümkün bulunmaması karşısında Görevli mahkemenin Ağır Ceza Mahkemesi olduğunun kabulü gerekir.
Görev: (Madde 55)
1918 sayılı yasanın :
ğ12 , 13 , 14/1 ve 16/son maddelerinde ki fiillere Gümrük Komisyonlarınca;(verilen cezalar için SCM ye 7 gün içinde itiraz edilebilir.)
ğ25/1 ve 44. maddelerinde Sulh Ceza Mahkemesi,
ğ27/1-2-4 maddeleri Ağır Ceza Mahkemesi,
ğBunların dışında ki maddelerde Asliye Ceza mahkemesi görevlidir.
üSuç Tarihi 19 Ekim 2000 tarihinden sonra ise ve Gümrüklenmiş Piyasa Değeri : 31.316.000.000 TL’den az ise görevli mahkeme Asliye Ceza Mahkemesidir. Sanıklara sadece APC verilir. (GD’nin 4 misli)
ü19 Ekim 2000 tarihinde 31.316.000.000 TL’den fazla ise sanıklara 1918 SK’nun 27/2-3-4 ile AHC ve APC verilir. (GD’nin 4 misli). Görevli mahkeme Ağır Ceza Mahkemesidir. (19 ekim 2000 tarihli 24205 sayılı R.G.’de yayınlanan 2000/1291 sayılı Bakanlar Kurulu kararı)
18/06/1993 tarihinde yürülüğe giren Bakanlar kurulu kararına göre görev sınırı GPD'ni 565.000.000. TL çıktığından :

Suç Tarihi Gümrüklenmiş değer(G.D.) Uygulanacak madde: Görevi Ceza
Kullanma ve tüketim Kaçakçılığı   25/1.fıkra;33/son S.C.M. G.D. kadar Hafif.P.C.
Bireysel Ticari Kaçakçılık   25/2.fıkra;33/son Asl.C.M. G.D. kadar Ağır.P.C.
Teşekkül Halinde Kaçakçılık     Ağır C.M 10-15 yıl Ağır HC + (GD x 4 misli)
19.10.2000 sonrası 31.316.000.000 TL üstü 27/2-3-4,33/son (toplu kaçakçılık) Ağır C.M. 8 - 12 yıl Ağır.HC + (GD x 4 misli)
19.10.2000 sonrası 31.316.000.000 TL altı 27/3-4,33/son(toplu kaçakçılık) Asl.C.M. (GD x 4 misli) Ağır.P.C.
18/06/1993 - 19/10/2000 arası 565.000.000 TL üstü 27/2-4,33/son(toplu kaçakçılık) Ağır C.M.  
18/06/1993 - 19/10/2000 arası 565 .000.000 TL altı 27/3-4,33/son (toplu kaçakçılık) Asl.C.M.  
18/06/1993 öncesi 30.000.000 üstü 27/2-4,33/son (toplu kaçakçılık) Ağır C.M.  

18/06/1993 ila 19/10/2000 tarihi arasında Gümrüklenmiş Değer 565.000.000. TL nin üzerinde olursa ve toplu kaçakçılık var ise görevli mahkeme Ağır Ceza Mahkemesi,
Yetki:
Gümrük kaçağı eşyaların yakalandığı yer mahkemesidir.
Teşebbüs:
Teşebbüs sayılan fiiller tamamlanmış gibi kabul edilir.
İştirak:
Kaçakçılık suçuna asli maddi fail olarak iştirak edilmesi halinde teşekkül yada toplu kaçakçılık oluşur.
Fer'i failler , asli faillerin cezasının yarısı ile cezalandırılır.
Harçlar ve Vekalet Ücreti:
üSadece karar tarihinde ki geçerli oran üzerinden (2003 yılı için % 054,) nisbi harç alınır. Aşağıda ki oranlardan daha az olamaz.
üNisbi Harç ,tayin olunan gümrük para cezası üzerinden alınır.

Y ıllar Nisbi Harç oranı En alt sınır
1998 % 036 773.900 TL
1999 % 036 1.370.000 TL
2000 % 045 2.080.000 TL
2001 % 045 3.240.000 TL
2002 % 054 4.960.000.TL
2003 % 054 7.880.000.TL

üMüdahil vekili var ise sadece vekile nisbi vekalet ücreti verilir. Yeni Avukatlık Yasasına göre de nisbi vekalet ücreti maktu vekalet ücretinin (Örneğin 2002 yılı için As.C.M. için tayin edilen 175 milyon :2 = 87.500.000 TL ) yarısından daha az olamaz. Ancak her durumda tayin edilen tazmini para cezasını geçemez, hürriyeti bağlayıcı ceza verilmiş ise ancak bu durumda ayrıca Maktu vekalet ücretine hükmolunur.
üNisbi vekalet ücreti ; Müsadere edilen eşyanın CİF değeri (var ise nakil vasıtasının değeri de dahil)+ para cezası toplamı üzerinden hesap edilir. Vekil duruşmalara katılmamış ise sadece dilekçe yazım ücreti verilir.
üToplu kaçakçılıkta sanıklardan mütesilsilen harç ve nisbi vekalet ücreti alınır.(46. madde)maktu vekalet ücreti ise müştereken ve mütesaviyen alınır.
Müsadere:
üKaçak olduğu belirlenen ürünler müsadere edilir ancak bu ürünlerden menşei belge yada faturalar ile kaynaklandırılır ise sanığa iade edilir.(önemli)
üAraç sahibi aracın kendi iradesi dışında alındığını kanıtlar ise ancak bu durumda aracın sahibine iadesi gerekir, aksi durumda müsaderesine karar verilmelidir,yani hırsızlık , gasp gibi kendi isteği ve rızası dışında alındığının ispat edilmesi gerekir. araç sahibi "sanık benden aracı çocuğunu hastaneye götürmek için istedi, bende bunun üzerine kendisine verdim, kaçakçılık suçunda kullanacağını bilseydim vermezdim ..."gibi bir savunmaya itibar edilemez.
üSanık vekili aracın kefalet karşılığında teslimini istiyor ise bu durumda Gümrük Müdürlüğüne müzekkere yazılarak bilirkişi heyeti seçilerek aracın değer tespitinin yapılması istenir ve bu değer üzerinden teminat yatırıldığı takdirde aracın iadesine karar verilebilir, yargılama sonunda aracın müsaderesine karar verilmesi gerekiyor ise bu durumda araç müsadere edilmez , teminatın hazineye iradına karar verilir.
üAracın mutlaka kaçak eşya naklinde bilerek kullanılması gerekir.
üKaçak eşya nakil vasıtası olmadan da taşınabiliyor ise aracın müsaderesi gerekmez.
üAracın müsadere edilebilmesi için zaptedilip idereye teslim edilmesi gerekir.
ü Yargıtay 7.Ceza Dairesinin yerleşmiş içtihatlarına göre aracın müsaderesi için kaçak eşyanın miktar ve hacmi araçta gizli bölme (zula) bulunup bulunmadığı ve nakledilen mesafe dikkate alınarak vasıtanın kaçak eşya nakline tahsis edilip edilmediği belirlenmeli ve sonucuna göre müsadere hükümleri uygulanmalıdır.
üSanığın vefatı ,af,zamanaşımı halinde 1918-22/son maddesine göre müsadere kararı verilir.
Tüketim ve Kullanma Kaçakçılığı-(25/1. maddesi:)
üSanığın gümrük kaçağı olan eşyaların kaçak olduğunu bilmesi gerekir. Eşyaların sanığın evinde yada kullanmak amacıyla satışa arzetmeksizin işyerinde bulundurması gerekir. uygulanacak madde 25/1 ve 33/son maddeleridir. GD. kadar HPC ile cezalandırılır. Müsadere de yine bu fıkraya göre yapılır. yani 25/1. fıkra gereğince müsadere kararı verilir. Kabahat nev'indendir.TCK 119 maddesi gereğince önödemeye ve misli artırmaya tabii değildir.

Bireysel Ticari amaçlı Kaçakçılık-(25/2. madde) Ticari Kaçakçılık fiilini düzenlemiştir. Gümrüklenmiş değerin bir misli ceza verilir,sanık fatura ibraz etmiş ise faturanın elkonulan ürünlere ait olup-olmadığı , belgenin geçerliliği-sahte bir belge olup-olmadığı bilirkişi marifeti ile araştırılmalı ve gerekirse zincirleme gümrük giriş beyannamesine kadar gidilmelidir,arada kopukluk olmamasına dikkat edilmelidir. Müsadere 25/3 maddesine göre verilmelidir.
Teşekkül Halinde Kaçakçılık-(26.Madde) Teşekkül menfaat ortaklığıdır. failler arasında önceden yapılmış bir anlaşma,manevi dayanışma olmalıdır. devamlılık söz konusudur.Kaçakçılıkla iştigal edilmelidir, toplu kaçakçılıkta ise devamlılık olmadığı gibi önceden bir anlaşmaya dayanmadan kendi menfaatleri doğrultusunda iş birliği yapılmadır.
Toplu Kaçakçılık-(27/3. madde) (Görev hususuna dikkat edilmeli.Yukarıda anlatıldı.) Sanıklara sadece APC verilir. (GD’nin 4 misli)
Fer'i Fail olarak katılma-(Madde 33) Para cezası asli faillere iki fer'i faillerede,bir hisse verilmek suretiyle ikili-birli yönteme göre hesaplanır.
ü2.fıkraya göre fer'i fail memur ise indirimden yararlanamaz, asli fail gibi cezalandırılır.
Faillerin yakalanmasına Yardımcı olmak- (49. madde)Kaçakçılık suçuna karışan fail olayın hükümet memurlarına intikal etmeden kaçakçılığı men ve takip ve tahkik le görevli memurlara ihbar ederse cezadan muaftır, ancak olay hükümet memurlarına intikal ettikten sonra diğer sanıkların yakalanmasına esaslı surette yardım eder ise cezası 1/2 oranında indirilir. 26 ve 27. maddeler yönünden uygulama alanı vardır. Bireysel suçlarda uygulanması mümkün değildir.
Ödemede acze düşmek (56. madde)ÖnceleriTazmini para cezalarını ödemede acze düşülmesi halinde hapse çevrilmesine karar verildiğinde , infaz edilecek hapis cezasının kararda gösterilmesi gerekirdi. Ancak 4421 s.y. ile birlikte sanık lehine hesap yapılarak artık böyle bir talep olsa dahi hükümde karar verilmeyecek kararın infazı aşamasında geçerli olan miktar üzerinden para cezası sanık lehine olarak hapse çevrilip infaz edilecektir. Yargıtay'ın son uygulamaları bu yöndedir.
üHükmolunan para cezasında müşterek ve müteselliklik varsa para cezası sanık adedine bölünerek her bir hükümlü için bulunacak miktar hapse çevrilir.
üHapse çevrilirken günlüğü üst sınırdan olmak üzere (örneğin 2002 yılı için > 1 gün=10.905.204.TL) hapis cezasına çevrilmeli ve çıkan sonuç gün olarak tayin edilmelidir, (örneğin "242 gün Hapis cezası" olarak yazılmalıdır.) Kararda bu süre 3 yılı geçiyorsa 3 yıl olarak gösterilir
üHem asli hemde fer'i fail var ise Feri failin 46 madde gereğince payına düşen miktar üzerinden hapse çevirme yapılır.
üYargıtay'ın son içtihatlarına göre;ödemede acze düşme halinde çevrilip çektirilmesi gereken hapis cezasının ,ödemede acze düşüp hapse çevrilmesi gereken tarihte yürürlükte olacak yeniden değerlendirme oranına göre infaz sırasında hesaplanması gerektiği görüşündedir.
üEğer sanık suç tarihi itibariyle 18 yaşından küçük ve ödemede acze düşmüş ise tazmini nitelikte ki para cezası hapse çevrilemez.

İçtihatlar:
ğ1- Sanık MG'nin yasal olmayan yollardan temin ettiği dava konusu eşyaların bir kısmını sanık CB'nin evine bıraktığı ve bunun da yabancı menşeli ve kaçak olduğunu bildiği halde evinde muhafaza ettiği cihetle, eyleminin kaçakçılık cürmüne yardımdan öteye giden asli iştirak niteliğinde bulunduğu;
2- Her türlü ispirto ve ispirtolu içkilerin gümrük eşyasına dönüştüğü cihetle, bilirkişi heyetinin belirlediği CİF değer üzerinden tüm alkollü içkilerin gümrüklenmiş değerinin suç tarihindeki mevzuata göre Gümrük İdaresine hesaplattırılarak cezaya esas alınması gerektiği;

3- Sanık MG'ye ait olup Sanık CB'nin evinde zaptedilen eşyalar yönüyle sanıkların toplu kaçakçılık suçundan, işyerinde ele geçen eşyalar bakımından da sanık MG.nin münferit ticari kaçakçılık suçundan mahkumiyetlerine karar verilmesi gerektiği gözetilmelidir.(1918 s.Kaçaçılık K.m.27,33/1-son) (4250 s.İSİK. (4619 s K.Değişik)m.1) (647 s.CİK.(4421 s.K.Değişik m.5) (765 s.TCK.m 59)

ğDava konusu eşyanın, yurda yasal yollardan girdiğinin kanıtlanmadığı ve kaçağa kaldığı gözetilerek, suç tarihinde yürürlükte bulunan 1918 sayılı yasanın 2867 sayılı yasa ile değişik 11/son maddesi uyarınca müsaderesi yerine, iadesine hükmolunması yasaya aykırıdır. Giriş beyannamesi muhteviyatı eşya, mısır kepeği olarak beyan edildiği halde, tahlil sonucu beyana aykırı eşya olarak saptanmıştır.

ğ Suç tarihinde yürürlükte bulunan Gümrük Yönetmeliğinin 244 ve Gümrük Kanununun 60. maddeleri nazara alınarak sanıkların, gümrüğü yanıltmak suretiyle eksik vergi ve resim ödeyerek ithale teşebbüs ettikleri gözetilerek, olaydaki fonksiyonları da nazara alınıp hukuki durumlarının buna göre taktir ve tayini gerekir.

ğDava konusu mazotlar, sanığa ait kamyonun kasasının içinde, bidonlar ile 2 adet saç depo içinde yakalandığına ve araca ait müracaat işlem formunda, projelendirilmiş yakıt deposundan sözedilmediğine ve sanığın, Başbakanlık Personel ve Prensipler Genel Müdürlüğünün 13.9.1996 gün ve 17095 sayılı Genelgesi ile buna uygun olarak Nahçıvan Özerk Cumhuriyetinden getirilen mazotla ilgili valilik yönergesinde öngörülen yükümlülükleri yerine getirdiği yolunda bir belge ibraz etmediğine göre, suçun oluştuğu gözetilmelidir

ğ Olay tesbit ve zaptetme tutanağını tanzim eden görevliler dinlenerek, sanığın hangi sahada ve ne konumda yakalandığı açıklattırılmalı; ithalatçı sıfatı ile getirdiği ticari mahiyet ve miktardaki eşyaları, beyanla ithal imkanı bulunup bulunmadığı araştırılmalı; hasıl olacak sonuca göre sanığın hukuki durumu tayin ve taktir edilmelidir.

ğ1- Permi hakkının devri suretiyle gerçekleştirilmek istenen ithalatın, bedelsiz ithal rejimine uygun bulunmadığı gözetilerek, Türkiye'den para göndermek suretiyle dava konusu aracı talep eden sanığın da diğer sanıklarla maddi ve manevi dayanışma içinde, birlikte hareketle işlediği toplu kaçakcılık suçundan mahkumiyeti yerine beraatine karar verilmesi;
2- Dava konusu aracın model yılı konusundaki çelişki giderilerek, model yılının belirlenmesi, buna dayalı olarak CİF değerinin ve gümrük idaresine de gümrüklenmiş değerinin hesaplattırılması ve cezaya esas alınması ve bunun üzerinden Vergi Usul Kanununun 42. maddesinde öngörülen şekilde ortalama kar hadlerine göre, gümrüklenmiş piyasa değerinin belirlenerek eylemin hürriyeti bağlayıcı cezayı gerektirip gerektirmeyeceğinin tesbit edilmesi gerektiğinin gözetilmemesi;
3- Olayın meydana çıkarılmasına yardım ve hizmette bulunan sanık hakkında, 1918 sayılı yasanın 49/2. maddesinin uygulanma koşullarının oluşup oluşmadığının tartışılmaması;
4-Nisbi vekalet ücretinin belirlenmesinde, hükmolunan sonuç ağır para cezasının nazara alınmaması;
5- Sanıkların, tazmini para cezasını ödemede aczleri halinde, çevrilip çektirilmesi gereken hapis cezasının, hükmolunan para cezası sanık adedine bölünerek, bulunan miktarlar üzerinden ayrı ayrı gün olarak tayini gerektiğinin gözetilmemesi, yasaya aykırı olup ayrıca;
6- Hükümden sonra yürürlüğe giren 4421 sayılı Yasa ile değişik 647 sayılı Yasanın 5. maddesi uyarınca, sanıkların tazmini para cezasını ödemede aczleri halinde, çekmeleri gereken hapis cezalarının, sanıkların lehine yeniden belirlenmesi gerekir.

ğGümrük çıkış beyannamesinde noksan miktarda eşya beyan etmek suretiyle, devletten haksız menfaat temin etmek amacına yöneldikleri iddiasıyla, cezalandırılmaları istemiyle, sanıklar hakkında açılan kamu davasında, aracı ihracatçı E... firmasının hukuki statüsü belirlenmeli, bu firma ile imalatçı G... konfeksiyon Firmasını, temsile kimlerin yetkili oldukları, dava konusu tekstil eşyasının ihracının serbest olup olmadığı, sanıklar ile isimleri saptanacak firma yetkililerinin, haksız menfaatlerden yararlanmak amacıyla maddi ve manevi dayanışma içinde önceden anlaşıp birleşmeleri suretiyle eylemlerinin devamlılık arzetmekte olup olmadığı araştırılıp, sanıkların olaydaki fonksiyonlarına göre eylemlerinin 1918 sayılı Yasanın 27/2 veya 27/1 maddelerine uyan toplu veya teşekkül halinde kaçakcılık niteliğinde bulunup bulunmadığının tayini gerekir.

ğ1- Sanıklar hakkında, dava konusu transit halıların ele geçen ve geçmeyenlerin tamamı nazara alınarak ceza tayin gözetilmeli;
2- Gümrük idaresi ile bilirkişiler tarafından belirlenen CİF ve gümrüklenmiş değerler arasındaki fahiş farklılıkların nedeni araştırılıp, çelişki giderilmeli;
3- Kaçak eşyanın bir kısmının naklinde kullanılan araç sürücüsü sanığın, taşıdığı eşya miktarı ile sınırlı olmak üzere mahkumiyetine karar verilmeli;
4- Bir kısım kaçak eşyanın naklinde kullanılan araç sürücüsü sanık hakkında, 1918 sayılı yasanın 33/1. maddesi uygulandığına göre, hükmolunan tazmini para cezası, nisbi harç ve nisbi vekalet ücretinin, ikili birli kural gereği tahsiline karar verilmeli;
5- Teminatla iadesine karar verilen nakil vasıtası aracın müsaderesi, müsadere gerçekleştiğinde teminatın iadesi, diğer halde teminatın irad kaydına karar verilmesi gözetilmeli;
6- Sürücü belgelerinin, sanıkların ceza süresini geçmemek üzere, geçici olarak geri alınması gözetilmeli;
7- Tefrik edilen dosya sanığının, yakalanıp sorgusu yapılarak, mahkumiyetine karar verildiğinde, tazmini ağır para cezası, nisbi harç ve nisbi vekalet ücretinden sanıklarla birlikte müteselsilen sorumlu tutulması... gerektiği, karar yerinde gösterilmelidir.

ğ1- Toplu kaçakçılık suçundan mahkumiyetine karar verilen bir kısım sanıklar hakkında, 1918 sayılı yasanın 49/2. maddesi uygulandığına göre, sanık sayısı nazara alınarak, tazmini para cezası ve nisbi harç, ikili birli kural gereği tahsili, karar verilmeli ve sanıkların, tazmini para cezasını ödemede aczleri halinde, çevrilip çektirilmesi gereken hapis cezaları da buna göre belirlenmeli;
2- Sanıklar hakkında toplu kaçakçılık suçundan mahkumiyet kararı verildiğine göre, 1918 sayılı yasanın 46.maddesi uyarınca, tek tazmini para cezasına hükmolunup, sanıklardan müteselsilen tahsiline karar verilmeli;
3- Hükümden sonra yürürlüğe giren 4421 sayılı yasa ile değişik 647 sayılı yasanın 5. maddesi gereğince, sanıkların, tazmini para cezasını ödemede aczleri halinde, çevrilip çektirilmesi gereken hapis cezası, sanıklar lehine yeniden hesaplanmalıdır.

ğ1- Bir kısım sanıkların yurda son girişlerinde önce Kıbrıs'tan eşya getirdiklerinin ispatlanamadığı hususu gözetilerek, yurda son girişlerine göre otel odasında ele geçirilen eşyalar yönüyle ayrı ayrı birer kez 750 DM.lık hediyelik eşya muafiyeti kapsamında kalan eşyaları, uzman bilirkişiye tesbit ettirilerek geriye kalan eşyalar yönüyle sanıkların hukuki durumlarının tayin ve takdiri gerekir.
2- Tazmini para cezalarını Cumhuriyet Savcılarının temyize yetkileri bulunmadığı ve aleyhe temyiz de olmadığı cihetle, eksik tayin edilen tazmini para cezasının kazanılmış hak oluşturacağı gözetilmelidir.
3- Kabule göre de; Her iki gümrüklenmiş değer arasındaki fahiş farkın nedeni idareden sorulup çelişki giderilmeli, suç tarihinde geçerli olan vergi ve resimlere göre Gümrük İdaresine hesaplattırılmalıdır.

ğSanık MB'nin, yurt dışından kaçak olarak getirdiği dava konusu mazotu, paraya ihtiyacı olduğundan, satmak için birkaç akaryakıt istasyonunu dolaştıktan sonra, sanık HÖ'nin çalıştığı işyerine getirip, adı geçen sanığa sattığı cihetle, aralarında önceden bir anlaşma olmayan ve alıcı-satıcı konumunda bulunan sanıkların eylemlerinin, münferit kaçakçılık suçunu oluşturduğu gözetilmelidir.

ğ1- Dava konusu transit benzinin bir kısmını, transit yük olduğunu bilerek satın alan sanık, olayda alıcı durumundadır. Bu sanığın, alım-satım ilişkisinden başka, diğer sanıkların toplu kaçakçılık suçuna iştirak ettiğine ilişkin delillerin, nelerden ibaret olduğu gösterilmeden, münferit ticari kaçakçılık yerine, toplu kaçakçılık suçundan mahkumiyetine karar verilmesi; yasaya aykırıdır.

ğSanığın eylemi münferit ticari kaçakçılık olarak nitelendirilip 1918 sayılı yasanın 25/2 madde uyarınca cezalandırılması istemiyle dava açıldığı halde, ek savunma hakkı verilmeden eylemi toplu kaçakçılık olarak kabul edilerek aynı yasanın 27/2-3 maddesinin aleyhe uygulanması yasaya aykırıdır.

ğDava konusu mazotlar sanığa ait kamyonun kasasının içinde bidonlar ve sac depolar içinde yakalandığına, trafikte projelendirilmiş yakıt deposu bulunmadığına ve sanık ilgili genelge ve yönergede öngörülen yükümlülükleri de yerine getirmediğine göre suçun oluştuğu gözetilmelidir.

ğHavalimanında şüphe üzerine aranan valizlerde çıkan elektronik eşyayı, sanık ithal etmek için beyanda bulunacağını ileri sürmüş ise de; ithale ilişkin belge ve fatura ile bakım ve onarım belgeleri bulunmadığından gerekli soruşturmanın yapılarak sanığın hukuki durumunun saptanması gerekir.

ğSanık, dava konusu eşyaları, gider pusulası karşılığında Nahcıvan'lı şahıslardan satın aldığını beyan edip, buna ilişkin belgeleri sunmuştur. Bu durumda suç konusu bezlerin, yasal yollardan yurda girip girmediği araştırılmalı, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayini gözetilmelidir.

ğGümrük giriş beyannamelerinde gösterilen değerin eşyanın gerçek değerini yansıtmadığı, olayda kasdi saptırmanın bulunduğu iddiası ile yapılan araştırmada; dava konusu ithalatlara ilişkin ithalatçı firmadan temin edilen daha yüksek bedelli faturalarla yetirilmesi isabetsizdir.
Öncelikle, emsal ithalâtları yapan kuruluşlardan suç tarihi veya yakın tarihler itibariyle düzenlenen yeterli derecede ve konuya ışık tutacak nitelikte fiyat listeleri, orijinal faturalar ve ithal belgelerine ait örnekler istenerek uzman bilirkişilere inceleme yaptırtılmak; bu suretle suç konusu eşyanın, emsal ithalatlara kıyasla, gerçek değerinin tesbiti ve hükmün bu değere göre oluşturulması gerekir.

ğBilirkişi Orhan Başaran keşfe dayalı olarak hazırlayıp sunduğu 27/01/1997 günlü raporunda dava konusu Fiat İveco marka tır çekicisinin cif değerini 1.900.000.000 lira olarak bildirdiği, yine aynı bilirkişiden aldırılan 14/05/1998 tarihli raporunda ise ilk bildirdiği cif değerin yanlış olduğunu ve ithalatçı firmalardan aldığı fiyat listesine göre cif değerinin 208.821.000 lira olduğunu bildirdiği cihetle, her iki cif değer arasında fahiş fark bulunduğu gözetilerek, ilgili yerlerden 1985 model olduğu anlaşılan anılan marka araca ait fiyat katalogları getirtilip, suç tarihi itibariyle, dava konusu aracın imalatı ve ithalatı ile uğraşan kuruluşlardan seçilecek bilirkişilere yeniden cif değer tespit ettirilerek bu konudaki çelişki giderilmeden ve kabul sebebi de açıklanmadan bilirkişinin daha yüksek bildirdiği cif değer üzerinden hesaplattırılan gümrüklenmiş değerin hükme esas alınması suretiyle hüküm tesisi usulsüzdür.

ğEylem tek olup kaçak olduğu kabul edilen sigaraların gümrüklenmiş değeri ile tekele tabi alkollü içkilerin CİF değeri ve özel yasasında yazılı para cezasının toplamı suç tarihindeki paranın satın alma gücü ve ekonomik koşullara göre pek fahiş olduğu halde ayrı ayrı nazara alınarak tekel eşyasından dolayı pek hafif olduğundan bahisle buna nazaran uygulama yapılması yasaya aykırıdır.

© 2002, S.SÖNMEZ

Anasayfaya gider