YENİ
MEDENİ YASASI'NDA
Kİ ŞİDDETLİ GEÇİMSİZLİK NEDENİNE DAYALI
BOŞANMA MADDESİ:
VI.
Evlilik birliğinin sarsılması
Madde
166.- Evlilik birliği, ortak
hayatı sürdürmeleri kendilerinden
beklenmeyecek derecede temelinden sarsılmış
olursa, eşlerden her biri boşanma davası
açabilir.
Yukarıdaki
fıkrada belirtilen hâllerde, davacının
kusuru daha ağır ise, davalının açılan
davaya itiraz hakkı vardır. Bununla
beraber bu itiraz, hakkın kötüye
kullanılması niteliğinde ise ve evlilik
birliğinin devamında davalı ve çocuklar
bakımından korunmaya değer bir yarar
kalmamışsa boşanmaya karar verilebilir.
Evlilik
en az bir yıl sürmüş ise, eşlerin birlikte
başvurması ya da bir eşin diğerinin
davasını kabul etmesi hâlinde, evlilik
birliği temelinden sarsılmış sayılır. Bu
hâlde boşanma kararı verilebilmesi için,
hâkimin tarafları bizzat dinleyerek
iradelerinin serbestçe açıklandığına kanaat
getirmesi ve boşanmanın malî sonuçları ile
çocukların durumu hususunda taraflarca kabul
edilecek düzenlemeyi uygun bulması şarttır.
Hâkim, tarafların ve çocukların menfaatlerini
göz önünde tutarak bu anlaşmada gerekli
gördüğü değişiklikleri yapabilir. Bu
değişikliklerin taraflarca da kabulü hâlinde
boşanmaya hükmolunur. Bu hâlde tarafların
ikrarlarının hâkimi bağlamayacağı hükmü
uygulanmaz.
Boşanma
sebeplerinden herhangi biriyle açılmış
bulunan davanın reddine karar verilmesi ve bu
kararın kesinleştiği tarihten başlayarak üç
yıl geçmesi hâlinde, her ne sebeple olursa
olsun ortak hayat yeniden kurulamamışsa evlilik
birliği temelden sarsılmış sayılır ve
eşlerden birinin istemi üzerine boşanmaya
karar verilir.
|
ü Aksine ciddi ve inandırıcı
delil ve olaylar bulunmadıkça akrabalık ve
arkadaşlık tanık beyanını değerden düşürecek bir
sebeb kabul edilemez. Asıl olan tanığın doğru
söylediğinin kabulü gerekir. (HUMK 254)
ü Evlilik birliği müşterek
hayatı sürdürmeleri kendilerinden beklenmeyecek
derecede temelinden sarsılmış olursa eşlerden birisi
boşanma davası açabilir.
ü Tamamıyla kusurlu olan eşin
dava açma hakkı yoktur. Ancak az kusurlu olan eşin bu
hakkı vardır.
ü Uygulama da sık sık maalesef
kocasına karşı vefalı ve sadık olan eş Şu trajik
olaylarla karşılaşmaktadır : Örneğin zengin olan
koca (özellikle orta ve üzeri yaşta olanlar)
malvarlığına güvenerek karısını aldatmaya
başlamış ve kendisine bir sevgili bulmakta ve bir
fırsatını bulup karısını boşamak
istemektedir.Karısı ise evine ve kocasına karşı
üzerine düşen görevi yapmaktadır . Bu durumda
karısından en kısa sürede kurtulmak ! isteyen
vefasız koca tam kusurlu olduğu için açmış olduğu
-ki genellikle vekil aracılığı ile açılır-dava bu
durum öğrenildiği takdirde hemen
reddedilmelidir.(Örneğimiz biraz Türk filmi gibi oldu J)
ü "Temelinden Sarsılma"
Kavramını dar olarak anlamamak gerekir. Takdir hakkı
kullanılırken eşlerin sosyal ve ekonomik durumları,
yetişme koşulları,eğitim düzeyleri v.b. nedenleri
gözönüne almak gerekir.
ü Davacı iddiasını her türlü
deli ile ispat edebilir. Ancak Davacı tanık deliline
dayanmış ise Tanık anlatımlarının olabildiğince
somut, görgüye dayalı ,inandırıcı ve açık
olmalıdır. Örneğin tanık, davacı eşin yüzünde ki
yada vücudunda ki morarma yada darp izini bizzat
görmeli, ağır küfür ve hakaret ifade eden sözleri
bizzat duymalıdır.
Hangi
sözler yada davranışlar evlilik birliğinin temelinden
sarsıldığına (E.B.T.S.) kanıt olabilir ?
ü Eşlerin birbirine karşı
söyledikleri Ağır küfür ve hakaretler (Kavat ,
Pezevenk , ibne , ağzına sı....m,pislik
,sümüklü herif, puşt,hırsız,sahtekar,sapık vb).
sözler evlilik birliğinin temelinden sarsıldığına
kanıt olabilir. Kocanın sorumsuz olması karıya
yukarıda ki sözleri söyleme hakkı vermez.
ü Karı yada kocanın uzun süreli
cinsel yetersizlikleri (Kocanın , eşinin kızlığını
bozamamış olması E.B.T.S. karinedir.)
ü Karı-kocanın aşırı
sorumsuzluğu,(içki ve kumar düşkünü olmak ,evin
zorunlu ihtiyacını almamak,iş imkanı varken
tembellikten dolayı çalışmamak, Karının ise
aşırı pis ve pasaklı olması,düzenli yemek
yapmaması,eşinin yada çocuklarının
çamaşırlarını yıkamaması vb.)
ü Kocanın eşini sürekli olarak
dövmesi ,sık sık tartışıp adliye yada karakola
başvurmaları.
ü Fiili ayrılık tek başına
boşanma nedeni olamaz.
ü Barışmadan önceki olaylar
affedilmiş sayılır, eğer eşler tekrar bir araya
gelmiş ve daha sonra da yine anlaşamayarak dava
açılmış ise bir araya gelindikten önceki söz ve
eylemler kanıt olarak değerlendirilmez.
ü Dava şiddetli geçimsizlikten
açılmış ise daha sonra zina yada terk nedeniyle
boşanma kararı verilemez.
ü Tanıkların üçüncü
kişilerden aktardıkları sözler boşanmaya esas
alınamaz.
ü Tanıkların davacıdan naklen
aktardığı sözler de delil olarak davaya esas
alınamaz.
ü İhtar çekmekle koca önceki
olayları affetmiş sayılır. Bu nedenle MK.164/1
maddesine dayanarak dava açıldığında ihtardan
önceki eylem ve sözler aleyhe delil olamaz.
ü Dava açıldıktan sonra gelişen
olaylar bu davaya esas alınmaz.
ü Eşlerden birisinin hasta
olması,(sara,verem,kanser,Kan uyuşmazlığı,
kısırlık, aşırı göz hastalığı v.b.) boşanma
nedeni değildir. Akıl hastalığı ve cinsel
yetersizlik hariç. Ancak hormon bozukluğu nedeni ile
karının aşırı kıllı olması uzman hekim raporu ile
belgelenmiş ise boşanma nedeni olabilir. Bu konu
önemli olmakla birlikte kesin bir çizgi ile
hastalığın boşanma nedeni sayılması için sosyal ve
çevresel faktörler göz önüne alınıp
belirlenmelidir.
ü Kadının ,habersizce kocasının
cebinden para alması boşanma nedenidir.
ü Dövme ve dayak ile ilgili ceza
davası sonucu beklenilmelidir. Takipsizlik kararı
verilmiş ise bu dosya celbedilip mutlaka incelenmeli ve
doktor raporu var ve koca tarafından dövüldüğü
sabit ise boşanmaya karar verilmelidir.
ü Soyut olarak kadının
çalışmak istemesi başlı başına boşanma nedeni
olamaz.
ü İradi olmayan davranış (
Kloptamani) boşanma nedeni olamaz.
ü Davacının(kocanın) ayrı evde
oturan ve arasıra ziyaretine gelen ve bakıma muhtaç
olan hasta annesine davalının (karı) yardımda
bulunmaması boşanma sebebidir.
ü Eşlerden birisi aşırı cimri
ise boşanma nedenidir.
Şartları:
1- Evlilik en az bir yıl
sürmüş olmalı,
2- Eşlerin bizzat başvurması yada
eşlerden birisinin başvurması halinde duruşmada
diğer eşin kabul etmesi,
3- Eşlerin bizzat dinlenmesi
4- Eşlerin boşanma irade ve
taleplerini hiç bir baskı ve etki altında kalmadan serbest
iradeleri ile verdikleri konusunda hakim
üzerinde kesin bir kanaatını oluşması,
5- Mali konularda ve
çocukların velayeti konusunda eksiksiz
ve tereddütsüz olarak eşlerin anlaşması halinde
anlaşmalı boşanma hükümlerine göre karar
verilmelidir.
Mali konular nelerdir?
1- Eş için Yoksulluk nafakası 2-
Çocuk var ise iştirak nafakası 3-
Tedbir nafakası 4- Maddi ve Manevi
Tazminat ,bu şartlardan birisi yada ödeme şekli ve
taksit miktarı üzerinde uyuşmazlık var ise dava
reddedilecektir. Yada MK.166/ 1-2 maddesine göre
deliller toplanıp sonucuna göre karar verilecektir.
ü Taraflar mahkemeye anlaşma
metnini gösterir protokol sunmuş iseler bu protokolün
bizzat hakim tarafından tasdik edilip hüküm
fıkrasında gösterilmesi gerekir. Hakim anlaşma
metninde özellikle çocuklar yada eşlerin açık ve
muhtemel mağduriyetini görebiliyor ise
değiştirebilir. Ancak tamamen reddine karar veremez.
ü Bir yılın altında ki
evliliklerde dava hemen reddedilmelidir. Zira Bu sürenin
hiç bir istisnası yoktur.
ü Eşler davayı birlikte
açabilecekleri gibi birisi açarak daha sonra diğer eş
duruşmada boşanmak istediğini söyleyebilir.
ü Davalı eş başka bir şehirde
ise ikamet ettiği yer mahkemesine talimat yazılıp
hakim davalı eşi bizzat dinler ise yine MK.166/3
maddesinde ki şartlar oluşmuş sayılır.
ü Önemli
1:Anlaşmalı boşanma hükümleri davasında
çoğu zaman eşlerden birisi yurt dışında olup
Türkiye de bir avukata vekalet vermekte ve dava vekili
tarafından açılmakta ,davalı eşte duruşmada davayı
kabul etmektedir ki bu durumda vekalete dayanarak hakimin
MK.166/3 maddesi gereğince boşanma kararı vermesi
mümkün değildir. Zira yasa maddesi incelendiğinde
hakimin bizzat tarafları dinlemesi emredici hüküm
olarak istenilmektedir.
ü Önemli 2:( Yine uygulamada
sık sık karşımıza şu olaylar çıkmaktadır:
Ülkemizde ki yoğun işsizlik nedeniyle
vatandaşlarımız yurt dışına gidip çalışmak
amacıyla Türkiye de eşinden boşanmak ve gitmek
istediği ülke vatandaşı olan bayanla 5 yıl süre ile
evlenmek , daha sonra da tekrar bu yabancı uyruklu
eşinden de boşanıp oturma izni aldıktan sonra eski
eşiyle yeniden evlenmek istediklerini beyan ederek
anlaşmalı boşanma hükümlerine göre bir anlamda
formalite gereği boşanma talep etmektedirler. Ben bu
tür boşanmalara " Anlaşmalı anlaşmalı boşanma" diyorum.
Bu konuda Hakimin son derece dikkatli ve hassas olması
gerekir. Bu durumlarda çoğu zaman kadın, kocasının
geleceğe yönelik hayal ve pembe rüyalara ilişkin
telkin ve sözlerinin etkisinde kalmakta ve mevcut
çocukların da velayetini kendi üzerine almakta
,ayrıca nafaka ve tazminat gibi hiç bir talebi de
olmamaktadır. Maalesef koca eşinden ayrıldıktan sonra
yurt dışına çıkar çıkmaz kendisini o ülkenin
cazibesine kaptırmakta ve ailesini unutup yüzüstü
bırakmaktadır. Kadının 1. Derecede yakınları da yok
ise ya çevrenin bakımına muhtaç hale gelmekte yada
hiç de arzu edilmeyen işlerde çalışmaktadır.
Öncelikle hakimin; dilekçe de bu şekilde açık bir
ifade var ise " boşanma iradelerinde tarafların
samimi olmadığı" gerekçe gösterilerek yasanın
açık hükmü karşısında davanın reddine karar
vermesi gerekir. Ancak çoğu zaman dilekçede böyle bir
gerekçeye yer verilmemekte, dava MK.166/3 maddesinde ki
aranan şartlara uygun olarak açılmaktadır. İşte
kadının ve çocukların geleceğini teminat altına
almak için kanımca hakim mutlaka protokole müdahale
etmeli ve çocuklar ve kadın için belli miktarda
nafakaya hükmetmelidir. Zira hakim olayın niteliğine
göre "mekaniklikten" ve "katı usul
hukuku kurallarından" kurtulmalıdır. Kaldı ki
özellikle yasa maddesi, boşanma davalarında hakime
geniş takdir yetkisi tanımaktadır. ( Ben Asliye hukuk
hakimliği yaptığım dönemlerde 150 - 200 DM yoksulluk
ve yine çocuk sayısınca da iştirak nafakasına
hükmediyordum. Bu kararlarım temyiz edilmediği için
işin doğrusu Yargıtay'ın bu konuda ki görüşünü
kesin olarak bilemiyorum. bilen var ise E-mail
gönderebilirsiniz.)
AÇILAN BOŞANMA DAVASININ REDDİ
HALİNDE YENİ AÇILACAK BOŞANMA DAVASI
(M.K.
166/SON)
ü Şartları:
1-Boşanma sebeplerinden birisi ile
açılmış bir davanın reddedilmiş olması,
ü Davanın esastan yada feragat
nedeniyle reddine karar verilmesinin önemi yoktur.
ü Davanın açılmamış
sayılmasına (HUMK 409)yada yetkisizlik
nedeniyle davanın reddine karar verilmiş ise MK.166 /
son maddesine esas alınmaz.
2-Ret kararının kesinleşmiş olması,
ü Kesinleşmenin usulünce
yapılıp-yapılmadığı mutlaka araştırılmalıdır.
3-Kesinleşme tarihinden itibaren üç
yıl geçmiş olmalı,
ü Dava feragat nedeni ile
reddedilmiş ise üç yıllık süre bu feragat
tarihinden başlar.
4-Bu üç yıllık süre içerisinde eşlerin
bir araya gelmemesi,
ü Bu dört şartın birlikte
gerçekleşmesi halinde aksine bir iddia yok ise önceki
reddedilen dosya celbedilip incelendikten sonra eşlerden
birisinin açacağı davanın kabulüne karar
verilmelidir.
ü Bu süre içerisinde evlilik
birliğinin yeniden kurulduğu ve bu amaçla eşlerin bir
araya geldiği iddiası var ise iddiada bulunan eş
,tanık,resim, video bandı,belge ve tanık gibi her
türlü delil ile iddiasının ispat etmek zorundadır.
ü Eşlerin evlilik birliğini
yeniden kurma amacıyla olmaksızın bir araya gelinmesi
( nafaka ve velayetin görüşülmesi gibi) eşlerin bir
araya geldiği anlamına gelmez.
ü Fiili ayrılık süresi
içerisinde davalı eşin nafaka aldığı sabit ise
eşlerin bekleme süresi içerisinde bir araya
gelmediklerine karine teşkil eder.
YENİ
MEDENİ YASASI'NDA
Kİ AYRILIK HÜKÜMLERİ:
I.
Ayrılık :
Madde
170. Boşanma
sebebi ispatlanmış olursa, hâkim boşanmaya
veya ayrılığa karar verir. Dava yalnız
ayrılığa ilişkinse, boşanmaya karar
verilemez. Dava boşanmaya ilişkinse, ancak
ortak hayatın yeniden kurulması olasılığı
bulunduğu takdirde ayrılığa karar
verilebilir.
II. Ayrılık süresi
Madde 171 Ayrılığa
bir yıldan üç yıla kadar bir süre için karar
verilebilir. Bu süre ayrılık kararının
kesinleşmesiyle işlemeye başlar.
III. Ayrılık süresinin bitimi
Madde 172 Süre
bitince ayrılık durumu kendiliğinden sona
erer. Ortak hayat yeniden kurulmamışsa,
eşlerden her biri boşanma davası açabilir.
Boşanmanın sonuçları düzenlenirken ilk
davada ispatlanmış olan olaylar ve ayrılık
süresinde ortaya çıkan durumlar göz önünde
tutulur.
|
Ayrılık
Bir davadır. Esas defterine kaydı yapılır, karar
karşı tarafa tebliğ edilir ,verilen karar üzerine
esas defteri kapatılır ve temyizi mümkündür.
Şartları:
1- Eşlerden birisi tarafından açılmış
bir dava olmalı.
2- Boşanma nedeninin gerçekleşmesi
ancak eşlerin tekrar bir araya gelebilme
ihtimalinin oluşması,(Hakim mutlaka tanık
yada eşlerin beyanlarından bu kanaata varmalıdır.)
ü Boşanma nedeni gerçekleşmemiş
ise ayrılık kararı verilemez.
3- Ayrılık en az 1 yıl en
fazla da üç yıl için verilir.
ü Eşler ayrılık süresi konusunda talepte
bulunmuş iseler Hakim bu talep ile bağlıdır. ü
Ayrılık süresi kararın kesinleştiği tarihten
itibaren başlar,
üİmkan tanımak Eşlere ortak yaşam
konusunda yeniden düşünmek,ve imkan bulunması halinde
yeniden bir araya gelmelerine için Hakim ayrılık
kararı verebilir.
ü Dava sadece ayrılık talebini
içeriyor ise boşanmaya karar verilemez.
ü Ancak boşanma davası
açılmış ise hakim ayrılık kararı verebilir.
Davacı boşanma davasında ki yargılama sırasında
ayrılık talebi istemiş ise mutlaka yarılık kararı
verilmelidir.
ü Eğer çocuk var ise hakim
mutlaka geçici olarak çocukların velayet ve hem eşin
hem de çocuğun nafakası konusunda tedbiren karar
vermelidir.
ü Ayrılık kararı içerisinde
eşler bir araya gelmemiş ise açılacak dava üzerine
boşanmaya karar verilmelidir. Eşlerden herhangi
birisinin dava açma hakkı vardır. Ancak davayı açan
eşin ,diğer eşin bir araya gelmekten kaçındığını
yada bu süre içerisinde bir araya gelmediklerini ispat
etmesi gerekir.
ü Ayrılık süresi içerisinde
başka nedenlere (zina,haysiyetsiz hayat sürme)dayanarak
boşanma davası açılabilir.
ü Tamamen kusurlu olan eş,evlilik
birliğinin kurulmasına mani oluyor ise ayrılık
süresi bitiminde dava açamaz ,açar ise red kararı
verilmelidir. Ancak evlilik birliğinde samimi olduğunu
ispat eder ise dava açma hakkı vardır.
BOŞANMA DAVASINDA USUL
HÜKÜMLERİ :
YENİ
MEDENİ YASASI'NDA
Kİ USUL
HÜKÜMLERİ:
D.
Boşanmada yargılama usulü
Madde 184.- Boşanmada
yargılama, aşağıdaki kurallar saklı kalmak
üzere Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununa
tâbidir:
1. Hâkim, boşanma veya ayrılık davasının
dayandığı olguların varlığına vicdanen
kanaat getirmedikçe, bunları ispatlanmış
sayamaz.
2. Hâkim, bu olgular hakkında gerek re'sen,
gerek istem üzerine taraflara yemin öneremez.
3. Tarafların bu konudaki her türlü ikrarları
hâkimi bağlamaz.
4. Hâkim, kanıtları serbestçe takdir eder.
5. Boşanma veya ayrılığın fer'î
sonuçlarına ilişkin anlaşmalar, hâkim
tarafından onaylanmadıkça geçerli olmaz.
6. Hâkim, taraflardan birinin istemi üzerine
duruşmanın gizli yapılmasına karar verebilir.
|
GÖREV:
4787 s.y. gereğince Aile Mahkemesi,
YENİ
MEDENİ YASASI'NDA
Kİ YETKİ HÜKÜMLERİ:
D.
Boşanmada Yetki:
Madde 168.-Boşanma veya
ayrılık davalarında yetkili mahkeme, eşlerden
birinin yerleşim yeri veya davadan
önce son defa altı aydan beri birlikte
oturduklar yer mahkemesidir.
ü Bu
değişiklik ile bayan eşte kocasının
ikametgahında davayı açma zorunluluğundan
kurtulmuş olmaktadır. Artık kadın da kendi
oturduğu yerde boşanma davası açabilir.  
|
|