
Belalı
mı belalı, kıskanç mı kıskanç Ahmet adında
mahallenin dayısı varmış ve evi de demiryolunun
kenarında imiş,her tren geçişinde gece yarısı yatak
odasında bulunan gardolap gıcırdamaya başlar
,herkesin de uykusunu kaçırırmış...
Kabadayılığı mahalleye nam salan Ahmet her zamanki
gibi erkenden evinden kahvehaneye çıkmış...eşi olan
Ayşe Hanım da:
-Bu böyle olmuyor, bir usta çağırayım da şu
gardolabı tamir etsin demiş ve marangoz çağırmış,
Usta eve gelmiş ve yatak odasında bulunan dolabı Ayşe
Hanım göstermiş,
Usta evin hanımına:
-"Yenge ben dolabın içine gireyim , Tren
geçtiği zaman nasıl olsa dolap gıcırtı yapar,
ozaman sesin nereden geldiğini anlar ve ona göre tamir
ederim , başka bunun çaresi yok demiş ve dolaba
girmiş,
Kıskanç olan Ahmet Bey ise olacak ya bir eşyasını
evde unuttuğundan almak için eve gelmiş, kapıda
yabancı bir erkek ayakkabısı var, gözlerine
inanamamış ve hışımla içeri girmiş,doğrudan yatak
odasına yönelmiş
Gardolabı açar-açmaz korkudan köşeye sinmiş bir
erkek:
- Ulan sen ne arıyorsun burada ? demiş.
Zavallı marangoz ezile-büzüle ve biraz da
umutsuzca:"Tren bekliyorum desem inanmazsın ki
" demiş...

|