YENİ
MEDENİ YASASI'NDA
Kİ NİŞANLILIK HÜKÜMLERİ:
A.
Nişanlanma
Madde 118.- Nişanlanma, evlenme
vaadiyle olur.
Nişanlanma, yasal temsilcilerinin rızası
olmadıkça küçüğü veya kısıtlıyı
bağlamaz.
B. Nişanlılığın hükümleri
I. Dava hakkının
bulunmaması
Madde 119.- Nişanlılık,
evlenmeye zorlamak için dava hakkı vermez.
Evlenmeden kaçınma hâli için öngörülen
cayma tazminatı veya ceza şartı dava edilemez;
ancak yapılan ödemeler de geri istenemez.
II. Nişanın
bozulmasının sonuçları
1. Maddî tazminat
Madde 120.- Nişanlılardan biri
haklı bir sebep olmaksızın nişanı bozduğu
veya nişan taraflardan birine yükletilebilen
bir sebeple bozulduğu takdirde; kusuru olan
taraf, diğerine dürüstlük kuralları
çerçevesinde ve evlenme amacıyla yaptığı
harcamalar ve katlandığı maddî
fedakârlıklar karşılığında uygun bir
tazminat vermekle yükümlüdür. Aynı kural
nişan giderleri hakkında da uygulanır.
Tazminat istemeye hakkı olan tarafın ana ve
babası veya onlar gibi davranan kimseler de,
aynı koşullar altında yaptıkları harcamalar
için uygun bir tazminat isteyebilirler.
2. Manevî tazminat
Madde 121.- Nişanın bozulması
yüzünden kişilik hakkı saldırıya uğrayan
taraf, kusurlu olan diğer taraftan manevî
tazminat olarak uygun miktarda bir para
ödenmesini isteyebilir.
III. Hediyelerin geri
verilmesi
Madde 122.- Nişanlılık
evlenme dışındaki bir sebeple sona ererse,
nişanlıların birbirlerine veya ana ve babanın
ya da onlar gibi davrananların, diğer
nişanlıya vermiş oldukları alışılmışın
dışındaki hediyeler, verenler tarafından geri
istenebilir.
Hediye aynen veya mislen geri verilemiyorsa,
sebepsiz zenginleşme hükümleri uygulanır.
IV. Zamanaşımı
Madde 123.- Nişanlılığın
sona ermesinden doğan dava hakları, sona
ermenin üzerinden bir yıl geçmekle
zamanaşımına uğrar.
|
Görevli
Mahkeme:Dava
değerine göre Asliye Hukuk yada Sulh Hukuk Mahkemesi
Yetkili
Mahkeme:Davalının
ikametgahı mahkemesi yetkilidir. Kamu düzenine ilişkin
olmadığı için re'sen yetki gözönüne alınamaz.
İlk itiraz olarak ileri sürülmelidir.
Davacı:Nişanlılardan
birisi,yada ana-baba veya onlar gibi hareket eden diğer
yakınları(kardeş,amca,dayı,büyükbaba v.s.)
Davalı: 1-Diğer Nişanlı
kişi,(reşit değil ise velisi yada vasisi), reşit olan
nişanlının babasından iade istenemez.Nişanlı
yargılama sırasında reşit olur ise usulüne göre
davayı takip edip-edemeyeceği hususu bizzat sorulup
araştırılmalıdır.(Y.K.D.Eylül 1995)
2-Nişanlı ölmüş ise Mirasçıları,
Dava
Zamanaşımı:Dava Nişanın bozulduğu günden itibaren 1 yıl içerisinde
açılmalıdır.
ŞARTLARI:
1-Nişan bozulmalı,yada
nişanlılardan birisi ölmüş olmalı,veya gaipliğine
karar verilmeli,
2-İadesi istenen hediyelerin mutad dışı hediyeler
olması gerekir.
Dikkat
Edilecek Hususlar:
1-Nişanın
bozulup-bozulmadığı araştırılacak,Kusur
araştırması yapılmayacak,
2-Nişanlının ölüp-ölmediği,gaipliği söz konusu
ise belgeler ve gaiplik kararı var ise celbedilecek,
3-Dava hertürlü delil ile ispat edilebilir.
4- En önemlisi, İadesi istenen hediyenin mutad
olup-olmadığı araştırılmalıdır. Yani dava konusu
olan eşyalardan hangisinin mutad ,hangisinin mutad
olmadığı ayrı ayrı belirlenmeli mutad olmayanların
iadesine karar verilmelidir.
5- Tarafların mali ve sosyal durumları
araştırılmalıdır.
6- Dava konusu olan eşyaların ayrı ayrı kalem halinde
-mutad olgusunun belirlenmesi için-değerinin
belirlenmesi için ,eşyanın cinsine göre bilirkişi
dinlenilmelidir. Değer ise dava tarihine göre
belirlenmelidir.
7-Eşyanın yöresel örf ve adete göre mutad
olup-olmadığını belirlemek için Mahalli
Bilirkişi Dinlenilmelidir.Özellikle
bilirkişilerden, yörede nişan hediyesi olarak nelerin
alındığı ve nişan bozulduğunda hangi eşyaların
iade edildiği v.b.sorular sorulmalıdır. Üç
bilirkişi dinlenilmesinde de kanımca fayda vardır.
Mutad
Dışı Hediye Kavramı nedir ?
M.K.86. Maddesinde
değişiklik yapan 3678 sayılı yasanın 3. maddesinin
gerekçesinde de belirtildiği üzere, bir nişan
hediyesinin mutad sayılabilmesi; bunun yöresel
örf ve adete göre verilen hediyelerden olması
hususu olması yanın da ,bu gibi hediyelerin maddi
değerinin de günün koşullarına göre fahiş
olmayan hediyelerden bulunmasına bağlıdır;
bu fahişlik
olgusu da
daha çok tarafların mali ve sosyal
durumlarıyla ölçülmek gerekir. Özellikle
söz konusu hediyeyi veren nişanlının mali gücünü
aşarak (örneğin büyük borç yükü altına girerek
yada mal varlığını elinden çıkarmak suretiyle
alıp) verdiği hediyenin ,onun yönünden mutad
sayılması ve fahiş olmayacağının kabulü
düşünülemez.Aksi taktirde hediye verilen
nişanlının haksız zenginleşmesine yol açılmış
olur(Y.K.D.Mayıs 1993)
ü Nişan hediyelerinin iade edilmediğini
davacı ispat etmelidir.Ancak davalı taraf dava
dilekçesinde konu edilen hediyeleri iade ettiğini
duruşmada yada cevap dilekçesinde beyan etmiş ise
ispat külfeti artık davalıya geçer.
üKural olarak
;giyinilmekle,kullanılmakla eskiyen ve tüketilen
eşyaların geri verilmesine karar verilemez.
üNişan hediyelerinin iadesi esas
itibariyle nedensiz zengişleşme hukukuna
tabiidir.İade, hediye verenin mal varlığında olan
noksana göre değil ,özellikle alanın malvarlığında
iade zamanında mevcut olan fazlalığa göre
belirlenmelidir.
üBu tür davalar mirasçılara
geçmez,ancak dava açıldıktan sonra nişanlı ölmüş
ise mirasçıları davayı takip edebilir.
Bu davada aslonan hediyelerin aynen iadesidir. Ancak
hediye satılmış yada elden çıkartılmış ise bedeli
iade edilmelidir.Bunun için de davacının
dilekçesinde"...aynen ,olmadığı takdirde
bedelinin iadesi"talep edilmelidir. Bu ifade yok ise
hakim resen bedeline hükmedemez.  
|