- Kambiyo senedine
dayalı takiplerde,senet protesto edilmemiş olsa
da ,keşideciden vade tarihinden itibaren gecikme
faizi istenebilir.
- Karşılığı
bulunmayan çekin dayalı takiplerde
alacaklının çeki ibraz yada takas tarihi ile
ödeme tarihi arasındaki dönem için -kademeli
olarak ve reeskont (avans)oranında faiz
istenebilir.
- "Düzenleme
tarihi" olmadığı için bono sayılmayan
belgeye dayanılarak yapılan
takipte,borçludan ancak yasal faiz
istenebilir,reeskont faizi istenemez.
- Borçlunun"
imzası bulunmayan senetler nedeniyle borçlu
bulunmadığı "şeklindeki itirazı
"borca itiraz" şeklindedir.
- Keşidecinin
protesto edilmiş olması halinde ,hamil
lehtar-ciranta hakkında takipte bulunabilir.
- Senet bedeline iki
sıfır eklenmek suretiyle tahrifat
yapıldığına ilişkin itiraz, borca itiraz
olarak kabul edilir.
- Takip konusu senedin
teminat senedi olduğunu ileri sürmek
"borca itiraz"niteliğindedir.
- İhtiyati haciz
sırasında borcu (faiz oranını)kabul eden
borçlu daha sonra İ.T.M.'ne borca itirazda
bulunamaz.
- Alacaklı
,borçludan "gecikme faizi" dışında
ayrıca "vade farkı" adı altında
gecikme faizi isteyemez.
- Takip konusu
bonoların ipoteğin teminatı olarak değil de
ipotek bedelinin ödenmesi için
düzenlendiğinin anlaşılması halinde borca
itiraz olarak kabul edilmesi mümkün değildir.
- Adi ortaklığın
,çekin keşide tarihinden önce feshedilmiş
olması halinde,çek bedelinden dolayı sadece
çekte imzası bulunan ortağın sorumluluğu
vardır.
- Kambiyo senedini
"kefil"sıfatı ile imzalayan kişi
ayrıca "müteselsil kefil"olduğunu
belirtmemiş olsa dahi "müteselsil
kefil"olarak senet bedelinden sorumluluğu
vardır.
- Muhatap, kendisine
ciro edilen çeke dayanarak "karşılığı
olmadığı"ndan bahisle ,kambiyo
senetlerine mahsus haciz yolu ile takip yapamaz.
- Çekin keşide
tarihinde tahrifat olduğu iddiası borca itiraz
niteliğinde değildir.
- Senede
yapıştırılan pul bedelinin ,kambiyo
senetlerine dayalı haciz yolu ile takibe
konu olabilir.
- "Birikmiş faiz
miktarına" "faiz oranına" ve
" çek tazminatına " yönelik itiraz
borca itiraz kabul edilir.
- Hamiline yazılmış
olan bir çek üzerine yapılan ciro, senedin
niteliğini değiştirerek,onu emre yazılı bir
çek haline getirmez.
- Çek bedelinin icra
takibinden önce ödenmiş olması halinde,bunun
eklentisi olan faiz ve çek tazminatı
bakımından ayrı bir takip yapılamaz.
- Muacceliye ilişkin
itiraz borca itiraz olarak kabul edilemez.
- Takipten feragat
eden alacaklı daha sonra bu feragatından
dönemez.
- Alacaklı, takipten
sonra kısmi ödemeyi kabul ederken ayrıca
"ihtirazi kayıt"ileri sürmek
zorunluluğu yoktur.
- Türk lirası
üzerinden düzenlenmiş boş çek yaprağının
yabancı para alacağı olarak doldurulmuş
olması halinde borçlunun borca itirazının
kabulü gerekir.
- Senet arkasındaki
karalamalar üzerinde yaptırılan bilirkişi
incelemesi sonucunda anlaşılan kısmi ödemeler
,senet hamiline karşı da ileri sürülebilir.
- Yırtıldıktan
sonra ,parçaları yapıştırılarak ,bir araya
getirilen senede dayanılarak ilamsız takip
yapılamaz.
- Takip talebinde
sadece "faiz "istenmiş ise yasal faize
hükmedilir.
- Çekin ibraz süresi
geçtikten sonra muhatap bankaya ibraz edilmemiş
olması halinde keşideci çek bedelinden sorumlu
tutulamaz.
- Borçlu(Keşideci)
ibraz süresi içerisinde çekten cayamaz.
- Tahrifat iddiası
ayrı bir dilekçe ile 5 gün içerisinde İ.T.M.
'ne bildirilmelidir.
- Ölen keşidecinin
borcundan dolayı takibin yöneltildiği
mirasçılar müteselsilen sorumludur.
- Bono metninde yan yana çizilmiş iki çizgi
arasında"iade"kelimesinin yazılı
olması senedin iptal edildiğini gösterir
- Kambiyo senedinin
yüzüne atılan her imza "aval"
arkasına atılan her imza da "ciro"
hükmündedir.
- Bono niteliği
taşımayan senede dayalı takiplerde yasal faiz
istenebilir.
- Borca itiraz etmiş
borçlu aynı zamanda faize de itiraz etmiş
sayılır.
- Keşidecinin ,lehtar
aleyhine aldığı iptal hükmü davada taraf
olmayan hamile etkili değildir.
- Takip konusu senedin
zamanaşımına uğradığını ileri sürmek
borca itiraz niteliğindedir.
- Müteselsil kefil
hakkında esas borçlu ile birlikte veya ondan
ayrı olarak takip yapılabilir.
- İbraz edilmemiş
olan kambiyo senetlerinde de borçlu vadeden
itibaren "temerrüt faizi" ödemek
zorundadır.
|