YENİ MEDENİ YASASI'NDA
Kİ NÜFUS DAVASINA İLİŞKİN MADDE:
III.
Ad üzerindeki hak
1. Adın korunması
Madde 26.- Adının
kullanılması çekişmeli olan kişi, hakkının
tespitini dava edebilir.
Adı haksız olarak kullanılan kişi buna son
verilmesini; haksız kullanan kusurlu ise ayrıca
maddî zararının giderilmesini ve uğradığı
haksızlığın niteliği gerektiriyorsa manevî
tazminat ödenmesini isteyebilir.
2. Adın değiştirilmesi
Madde 27.- Adın
değiştirilmesi, ancak haklı sebeplere
dayanılarak hâkimden istenebilir.
Adın değiştirildiği nüfus siciline kayıt ve
ilân olunur.
Ad değişmekle kişisel durum değişmez.
Adın değiştirilmesinden zarar gören kimse,
bunu öğrendiği günden başlayarak bir
yıl içinde değiştirme kararının
kaldırılmasını dava edebilir.
|
GÖREV:Asliye Hukuk Mahkemesi
YETKİ
:İlgilinin
oturduğu yer mahkemesi, ancak eğer davacı Ankara’da
oturuyor ancak nüfusa kayıtlı olduğu yer Manisa ise
her iki yerde de dava açabilir.
DAVACI
:Yanlış olan
kaydın düzeltilmesini isteyen kişidir. Eğer tashihi
istenen kişi reşit değil ve velayet altında ise
davayı velisi açar.
Vasi bu davayı açar
ise Sulh Hakiminden izin alması gerekir.
DAVALI: Nüfus İdaresi.
Duruşmada mutlaka bulunması zorunludur.
YARGILAMA
USULÜ: Basit
yargılama usulü uygulanır.
Nüfus davaları başka
bir deyişle ahkamı şahsiye davaları nüfus
kayıtlarının tashihini gerektirdiğinden kamusal
nitelik arz eder. Bu davalarda Davalı taraf nüfus
müdürlüğüdür ayrıca iddia makamını temsilen
C.Savcısı da mutlaka duruşmada bulunmalıdır.
Nüfus davalarının
kamusal yönü dolayısı ile hakim tarafların
bildirdiği deliller dışında da gerektiğinde resen
delil toplayabilir. Hakim tarafların bildirdiği
delillerle bağlı değildir. Hakim gerektiğinde her
türlü delili resen araştırabilir
b Kamu düzenini
ilgilendiren durumlarda ,Nüfus müdürünün isteği
üzerine C. Savcısı tarafından dava açılabilir.
Örneğin askerlik yoklaması sırasında gelen kişinin
bayan olması gibi...
YAŞ
DÜZELTME DAVASI:
Aranacak
Hususlar:
1-Aile nüfus kayıt
tablosu nüfus müdürlüğünden istenir.
2-Doğum belgesi
getirtilecek, hastanede doğmuş ise dava
reddedilecektir.
3-Okula başlama
kayıtları getirtilir ve gerekirse askere batlama
tarihi Askerlik tubesinden sorulur, Genellikle orta
ve ileri yaşta ki davacıların açmış olduğu
davalarda , sağlık kurulundan gelen rapor (40-45
yaşları civarında...) şeklinde geldiği için
örneğin nüfusta 1945 tarihinde doğduğu kayıtlı
iken 1950 yaşında doğduğunu iddia ve talep eden
davacının ilkokula başlama tarihi sorulup 1952 olarak
gelir ise 2 yaşında okula başlaması mümkün
olmadığı için talebi reddedilmelidir.
4-Yaşı
düzeltilecek kişinin nüfusta kayıtlı olması
gerekir.
5- Sağlık kurulu veya
Adli Tıp Kurumundan film ve grafiklerin çekilerek bu
hususta raporun alınması gerekir.
6-Yaşı
düzeltilmesi istenen kişinin talebi(iddia)
yalanlayıp-yalanlamadığının tespiti için fiziksel
görünümü (Nasiyeyi hali) hakim tarafından
bizzat incelenmeli ve iddiayı yalanlayıp
yalanlamadığı tutanağa geçirilmelidir.
7- Davacı
tarafından bildirilen tanıklar çağrılıp
dinlenilmelidir. Ancak bu tanıkların beyanları sadece
takdiri delil olarak kabul edilmelidir. Eğer Tanığın
beyanları soyut ifadelerden ibaret ise hiç itibar
edilmemelidir. Kendi çocuğunun hatta kendi doğum
tarihini bilmeyen ve sırf usul yerini bulsun diye adliye
koridorunda yakalanıp duruşmaya çıkartılan
tanıklara hiç itibar edilmemeli ,bildikleri beyanları
somut nedenlere ve olaylara
dayandırılmalıdır.Örneğin “ben askerden geldiğim
yıl...”, “evlendiğim sene...”, “yaşı
düzeltilecek kişi ile yaşıt hatta aynı yıl okula
başlayan oğlum vardır”vb...
ü Yaş düzeltme davası ancak bir
kez açılabilir.
ü İkiz
oldukları iddiası var ise her ikisi de adli tıp
kurumu yada sağlık kuruluna sevki gerekir. Ya diğer
kardeşin de yaşı düzeltilir yada ikizlik kaydının
iptaline karar verilir.
ü Hiç kimsenin doğmadan nüfusa
kaydı mümkün değildir. Yani nüfusta ki tescil tarihi
çok önemlidir. Yaş küçültme davalarında ancak
tescil tarihine kadar yaş küçültülebilir. Bu nedenle
tescil tarihi belirlenmeden karar verilmemelidir.Örneğin bir
baba nüfus idaresine gidip “benim 3 ay sonra nur topu
gibi bir oğlum olacak ,ben tedbirli adamım,ne me lazım
şimdiden kaydını yaptırıp tescil ettirmek
istiyorum.J ” demesi ne kadar mümkün ise tescil
tarihinden öncesine kadar yaşını küçültmesi de o
kadar mümkündür. Yaş büyültülmesi davasında bu
kurala gerek yoktur. Sadece kardeşler arasında kayda
engel bir hususun olmaması gerekir.
ü Kişi kendisinden önce bir
kardeşinin doğduğunu ve kısa süre sonra vefat
ettiğini ,kendisini de O’nun yerine kaydettiklerini ve
nüfus kaydını kullandığını iddia ediyor ise ,dava
hemen reddedilmelidir. Çünkü idari bir tasarrufu
gerektirdiği için idari bir işlemdir. Nüfusa ilk
kayıt mahkeme tarafından yapılamaz,nüfus
davalarının bir başka dava tartı ise kişinin nüfus
kütüğünde önceden kayıtlı olması gerekir.
ü Bir suç nedeni ile mağdur yada
sanığın yaşının küçültülmesi yada
büyütülmesine ilişkin davanın yargılaması son
soruşturmayı yapan mahkeme tarafından yapılır.
ü Kişinin sadece doğum yılı
yazılmış ise ay olarak Temmuz ayının birinci günü
, sadece gün yazılmamış ise O ayın ilk günü esas
alınır.
İSİM VE SOYİSİM TASHİHİ DAVALARI:
ü Muhik (haklı)
sebeplere dayanılarak dava açılmalıdır.
ü Kulağa hoş
gelmeyen,telaffuzu zor,küçültücü,alay konusu
olabilecek bir anlam ifade etmeli,
ü Davacının eski ve yeni adları
sık sık resmi yada hukuki işlemlerde karışıklığa
neden olmalıdır.örneğin icra takibi,ihzar
müzekkeresi vb. işlemlerde davacı başkası ile
karıştırılmalı.
ü Davacı çevrede eski ad yada
soyad ile tanınıp bilinmemelidir.
ü Soyadın düzeltilmesi
davasında kanımca mahkemenin daha hassas olmasında
yarar vardır.
ü Bu davadan zarar görenler bir
yıl içerisinde kararı veren mahkemeye itiraz edebilirler.
DİKKAT
EDİLECEK HUSUSLAR:
ü Dava her
türlü delil ile ispatlanabilir.
ü Nüfus kayıtları
getirtilir.davacının göstermiş olduğu tanıklar
dinlenir, tanıklardan ayrıntılı olarak davacıyı
yada yaşı küçük ise adının değiştirilmesi
istenen kişiyi hangi ad ile tanıdığı sorulur. Eğer davacı
adına fatura,elektrik,su davetiye,imzalı bir
kitap,bayram kartı,mektup v.b. deliller var ise bunlar
da delil olarak kabul edilebilir. Ancak bence bu
delillerin eski tarihli olmasında fayda vardır.
Çünkü iyi niyetli olmayan davacı adını
değiştirmeyi aklına koymuş ise dava tarihinden kısa
bir süre önce arkadaşları ile anlaşarak kendilerine
“bana şu isimde mektup,telgraf,kart vb. gönderin”
diyebilir.
Önemli:Uygulamada
karşımıza şöyle bir durumda çıkabilir.Davacı yurt
dışına turist olarak gitmekte ve bir süre orada
kaçak işçi olarak çalıştıktan sonra yakalanmakta
ve sınır dışı edilmektedir. Bu durumda davacı ,
tekrar yurt dışına gitmek için isim yada soy isim
tashihi davası açmaktadır. Bu hususun titizlilikle
araştırılmasında fayda vardır.
ü Aranan kişilerden
olup-olmadığı Emniyet yada Jandarma Bilgi-işlem
merkezinden ayrı ayrı sorulur. Eğer aranan kişilerden
ise bu kişinin ad yada soyadının değiştirilmesinde
herhangi bir engel yoktur,ancak dava kabul edildiği
takdirde mutlaka Adalet Bakanlığı Bilgi-İşlem
merkezine durum bildirilmelidir.
ü Davacının adı yada soyadı
düzeltilmiş ise mutlaka yerel ve ulusal bir gazete de
ilan edilmelidir. Bu konu devam edecektir...  
|