Free Web Hosting Provider - Web Hosting - E-commerce - High Speed Internet - Free Web Page
Search the Web

müzik eşliğinde dinlemek istiyorsanız hoparlörün sesini açabilirsiniz...

BİNBİRİNCİ GECE(HANCI)

Gurbetten gelmişim, yorgunum hancı!
Şuraya bir yatak ser yavaş yavaş...
Aman karanlığı görmesin gözüm!
Beyaz perdeleri, ger yavaş yavaş.

Sıla burcu burcu... ille ocağım!..
Çoluk çocuk hasretinde kucağım...
Sana her şeyimi anlatacağım,
Otur baş ucuma, sor yavaş yavaş.

Güç bela bir bilet aldım gişeden;
Yolculuk başladı Haydarpaşa'dan!
Hancı n'olur, elindeki sişeden,
Birkaç yudum daha ver yavaş yavaş!

Ben o gece, hem ağladım, hem içtim,
Iki gün, diyardan diyara uçtum...
Kayseri yolundan, Niğde'yi geçtim;
Uzaktan göründü, Bor yavaş yavaş...

Garibim; her taraf bana yabancı,
Dertliyim; çekinme, doldur be hancı!
İlk önce kımıldar hafif bir sancı;
Ayrılık sonradan kör yavaş yavaş...

Bende bir resmi var, yarısı yırtık,
On yıldır evimin kapısı örtük!
Garip, bir de sarhoş oldu mu artık;
Bütün sırlarını der yavaş yavaş...

Işte hancı! ben, her zaman böyleyim,
Öteyi ne sen sor, ne ben söyleyim...
Kaldır artık, boş kadehi neyleyim,
Şu bizim hesabı, gör yavaş yavaş...


Bekir Sıtkı Erdoğan

Kışlada Bahar
Kara gözlüm, efkarlanma gül gayri!
Ibibikler, öter ötmez ordayım.
Mektubunda diyorsun ki: 'Gel Gayri!'
Sütler kaymak tutar tutmaz ordayım.

Ah çekerim resmine her bakışta!
Bir mahzunluk var o boyun büküşte.
Emin ol ki, her sigara yakışta,
Sanki, duman tüter tütmez ordayım...

Mor dağlara, karargahlar kurulur;
Eteğinde bölük bölük durulur...
On dakika istirahat verilir;
Tüfekleri çatar çatmaz ordayım!..

Dağlar taşlar bu hasretlik derdinde;
Sabır, sebat etmez gönül yurdunda!
Akşam olur, tepelerin ardında,
Daha güneş batar batmaz ordayım...

Aramıza dağlar girmiş koskoca!
Meraklanma, gönlüm dağlardan yüce...
Bir gün değil, beş gün değil, her gece,
Yatağıma yatar yatmaz ordayım...

Bahar geldi; koyun, kuzu koklaştı,
İki aşık, senelerdir bekleşti...
Kara gözlüm, düğün dernek yaklaştı;
Vatan borcu biter bitmez ordayım!..

Bekir Sıtkı Erdogan


Yağmurda Unutulan Şarkı

Önce bir yağmur bir yağmur iki gözüm...
Önce ıpıslak iki kuş!
Sonra yıkılmıs evrenler geçti vitrinlerden,
Sonra insanlar iki gözüm!
İnsanlar,
Kahrolmuş!...

Islak senaryolar üstüne ta iç boşluktan,
Boyut boyut yalnızlıklar akıyordu...
Öksüz anılar üstüne iki gözüm!
Kırık ikindiler üstüne,
Kuşkulu bir yağmur yağıyordu...

Ikişer üçer yitiriyordum seni kavşaklarda,
Yollar ayak bileklerime dolanıyordu hep,
Taş taş çöküyordu en kutsal yapılar...
Yüzler karanlıktı iki gözüm!
Düşünceler dar,
Bir geçit bulamıyordum sana,
Ellerim yordamlarını yitirmişti üstelik,
Hep yabancıydı çaldığım kapılar!...

Oysaki, son çağrımdı bu ta can köşemden!
Oysa yurek yurek son yesermemdi,
Cag cag, kanat kanat, sevgi, isik, nur...
Ah sonra o yagmur iki gozum!
Ah sonra o,
Yagmur!...

Simdi,
En kirik vaktidir uzak inbatlarin...
Oykumuzun en yarali yerinden,
Damlar yuregime ilik bir sizi!
Sonra birden duyar gibi olurum,
Hoyrat yagmurlar altinda,
Marti cigliklarina karisip giden
Cocuksu sarkimizi...

Bekir Sitki Erdogan

MARYA
Sustu Another Life gazinosu
Sustu sarkilar,
Paletimde renk sustu, fircamda sekil
Ve bu gece ilk defa simal korfezinde
Sustu Peramos'un mazgallarindan
Sehre pancur pancur dokulen arya,
Artik ne tayfalar mevcut, ne komondoslar,
Ne o kor tenli, kizil sacli kanarya.
Bu medar ikliminin tenha gecesinde
Sardi bambu kamislarini pisman bir sukut
Sardi bu sizi.
Hani birdenbire bazen butun etrafimizi
Sapsari bir suphe sarar ya
Iste oylesine berbat bir hal var.
Hic bir sey dusunmek istemiyorum, hic bir sey
Ama dorduncu tarassut kulesinde
Bir supheli sinyal var.
Hayir hayir yalan butun bunlar
Artik ne kadere inaniyorum ne fala
Yalan soyluyor o falci kadin
O hintli parya.
Ben yanliz sana inaniyorum
Yanliz sana, MARYA...
Beni kahrediyor boyle gecen her gece
Bu hoyrat yildizlar, bu su, bu okyanus, bu yer
Ve gokyuzunde emanet duran
Su asma fener.
Inan ki sevgili MARYA
Ne varsa hepsi yalan, hepsi keder
Ve hepsi omuzumun ustunde caresiz bir yuk
Ve hepsi angarya.
Biliyorum bu sabah gunesle beraber biliyorum
Bir vapur demirleyecek bu nankor limanda
Pol'un ebedi matemine ragmen
Virjini olabilirdi bu vapurda
Ama sen yoksun biliyorum sen yoksun.
Baharda gelecegim diyordun hani
Haydi gel daha ne bekliyorsun
Iste mevsim bahar ya.
Fircam neden boyle titrer bilir misin ?
Ve neden resimlerimde fon sapsari.
Anliyorsun degil mi yavrum
Butun kagitlara sinmis anliyorsun
Bu tropikal zehir,
Bu mizmin malarya,
Sensiz nasil da bos iskele,
sensiz nasil da tenha sehir
Mufreze nobetcilerinin gozu onunde
Koydan yildizlari calmislar bir bir,
Yine de birkac cimaci, birkac palikarya.
Ama kim dusunur yildizlari,
Yuzbasi Arnold'u vurmus yerliler
Matemler icinde tekmil batarya.
Bu insanlar, bu gok, bu deniz, bu yer
Birer birer kaybolmaya mahkum, birer birer
Biz ki coktan bu sapsari hasret icinde susuz
Biz ki coktan beri kaybolmusuz.
Nasil. Agliyor musun MARYA?..
Sil gozlerini, sil yavrum
Bizim yoklugumuzdan ne cikar
Askimiz var ya.....

Bekir Sitki Erdogan
Cagdas Turk Siiri Antolojisi (Seyit Kemal Karaalioglu,
Inkilap Yayinevi, 1993)