Tahliye
davaları Basit yargılama usulüne tabidir. Süresinde
cevap verme zorunluluğu yoktur.
KİRA
SÖZLEŞMESİ ŞEKLİ VE İSPATI:Kira sözleşmesinde Belirli bir
şekil şartı yoktur. Kira sözleşmesinin
varlığının ispat külfeti davacıya aittir. Eğer
sözleşme noter huzurunda, hele bir de yazılı
yapılmamış ve ve yıllık kira gelir toplamı HUMK
288.maddesi gereğince 40 milyonu aşıyor ise tanık
dinlenmesi de mümkün değildir. Bu durumda herşey
"Davalının vicdanına kalmış" oluyor ki
ancak karşı tarafa yemin teklif etmek suretiyle
davalının kiracısı olup-olmadığı belirlenmelidir.
Kira sözleşmesinde üç konunun ispat edilmesi gerekir:1-Kira Bedelinin
Miktarı 2-Başlangıç
Tarihi 3-
Süresi
*Kira bedeli HUMK 288.maddesi gereğince 40
milyonu aşıyor ise tanık dinleme yasağı söz
konusudur.Ancak:
*Yazılı sözleşmeye karşı kira başlangıç
tarihinin aksi tanıkla ispat olunamaz.
*Sözlü akitte kira süresi ve başlangıcı
hususunda her zaman tarafların tanık dinletmesi
mümkündür. Kira başlangıcı Elektrik,su,doğal gaz
aboneliği var ise bu kurumlardan sorulmak sureti ile
öğrenilebilir.
*Tapu kütüğüne verilen kira akdi şerhi yeni maliki
de bağlar.
*Kira parası sözleşmede belirli bir ödeme yeri
belirtilmemiş ise kural olarak alacaklının ayağında
ödenmesi gerekli borçlardandır. Kiracı kira borcunu
usulünce alacaklının ayağına kadar giderek ödemek
istemiş ve alacaklıda bu ödemeyi kabul etmemiş ise
kiracı temerrüde düşmediğini hertürlü delil ile
(Tanık dahil)ispat edebilir.
*Davanın süresinde açılıp açılmadığının
belirlenmesi için öncelikle aktin başlangıç
tarihi , süresi ve Bitiş Tarihi
araştırılıp kesin olarak çözümlenmesi gerekir. Bu
husus resen araştırılmalıdır. Her türlü delil ile
davacı ispat edebilir.
1-GÖREV:Kira sözleşmesine dayanan her
türlü,tahliye,aktin feshi veya tespit davaları ve bu
davalarla birlikte açılan alacak,tazminat davalarında
görevli mahkeme SULH HUKUK MAHKEMESİ' dir.
*Eğer kira alacağı yada Tazminat davaları tek
başına açılmış ise bu durumda talep edilen miktara
göre görevli mahkeme belirlenir.
2-YETKİ: Tahliye davalarının
taşınmazın aynına ilişkin olmadığı için
,taşınmazın bulunduğu yerde açılması zorunluluğu
yoktur. Davalının ikametgahında (HUMK Madde 9) yada
Aktin yapıldığı yerde (HUMK Madde 10) ve ya yetki
sözleşmesi yapılmış ise belirlenen yerde tahliye
davası açılabilir.
3-DAVACI: Dava hakkı Malik ve Kiralayana
aittir. Eğer kiralayan taşınmazın maliki değil ise
bu durumda da 6570 sayılı yasanın 7. Maddesi
gereğince davacı olabilir. Dava hakkı mutlaktır.
* Kiralayan birden fazla ise hep birlikte dava
açılmalıdır.
* Kiralayan ölmüş ise mirasçıları O'nun halefi
olarak birlikte dava açmalıdır.
* İştirak halinde mülkiyet söz konusu ise dava
birlikte açılmalıdır. Ancak paydaşlardan
bazısının davayı takip etmemesi sonucu etkilemez.
* Paydaşın paydaş aleyhine ihtiyaç nedeniyle tahliye
davası açma hakkı yoktur.
* Ölünceye kadar bakma sözleşmesiyle malik olan
kimsenin dava açma hakkı vardır.
* Müşterek mülkiyette ise yarıdan bir fazlasının
çoğunluğu ile dava açılabilir.
* Çıplak mülkiyet sahibinin dava açma hakkı yoktur.
4-DAVALI: Kiracıdır. Birden fazla
kiracı var ise (örneğin bekar yada öğrenci evi
vb.)husumet mecburi dava arkadaşlığı gereği hepsine
yöneltilmelidir. Ancak sözleşmede müteselsil
sorumluluk kabul edilmiş ise dava kiracılardan birisi
aleyhine de açılabilir.(BK.42)
*Yargılama aşamasında davalı ölür ise mirasçılar
davaya dahil edilmelidir.
*Tüzel kişiliği bulunan kurum aleyhine de husumet
yöneltilir ancak bu kurumun şubesi aleyhine dava
açılamaz.
DAVA AÇMA SÜRESİ
* İhtarın
tebliğ tarihi (günü) süreye dahil edilmez.
* Davanın süresinde açılıp-açılmadığı kamu
düzenine ilişkin olduğu için re'sen araştırılması
gerekir.
* Sürenin hesabında B.K.76. madde gözönüne
alınmalıdır.
* Sözleşmede süreye ilişkin özel madde var ise buna
itibar edilmelidir.
*Geçici tahliye davaları BK.251süreye bağlı
olmaksızın herzaman açılabilir. Ancak bu davada
yapılacak tamiratın zorunlu olması gerekir.
* Süresiz akitlerde 6 aylık dönemler için enaz 3 ay
önceden feshi ihbar tebliğ gerekir.
* Teslim
anahtarı vermekle olur.
BORÇLAR KANUNUNA GÖRE TAHLİYE DAVASI
1-Temerrüt Nedeniyle
Dava Açma Süresi:Bk.260 Kiracıya 30 günlük süre içerisinde
hangi ay yada aylara ait kira bedeli ise söz konusu olan
toplam kira bedelini kendisine yada açıkça
belirlediği kişi ve adrese,bankaya vb.yatırmadığı
takdirde akti feshedeceği ve tahliye davası açacağı
ihtar ile bildirilir. Kiralayan 30 günün bitiminden
itibaren(tebliğ günü hariç) istediği tarihte (makul
ve uygun bir süre) davasını açabilir. Bu süreye tabi
değildir. Ancak uzun süre geçtikten sonra davanın
açılması söz kosusu ise kiralayanın iyi niyetinden
bahsedilemez. İhtarda şekil şartı önemli
değildir,taahhütlü mektup da ihtar yerine geçer.30
gün geçtikten sonra ki ödeme kiracıyı temerrütten
kurtarmaz.
* Temizleme ve aydınlatma gideri ,kiracı parası,stopaj
vergisi kira parası değildir
*Eksik ödenen kira parası ve Yakıt parası belli ve
muayyen ise kira parası kabul edilir ve kiracı
ödemediği takdirde hem iki haklı ihtara hemde
temerrüde konu olur.
*Kiralayanın rızası ve bilgisi dahilinde yapılan yada
"zorunlu ve faydalı masraflar" kiradan mahsup
edilebilir. PTT ve banka havale gideri kiradan
indirilemez,kiracıya aittir.
* Kiracı birden fazla ise ihtarın hepsine eyrı ayrı
tebliği gerekir. Kiralayanın da (ölümü halinde) tüm
mirasçıları birlikte ihtar çekip birlikte dava
açmalıdır.
* Kiranın peşin ödeneceği ifadesini ilgili ayın ilk
3. günün sonuna kadar şeklide anlamak gerekir.
2-Kira
sözleşmesine Aykırılık
Nedeniyle Tahliye Davası:(BK.256 )
*
Sözleşmeye aykırılığın şekil şartı
aranmaksızın kiracıya ihtarname göndermek suretiyle belirli
bir süre içerisinde aykırılığın giderilmesi
istenmelidir.İhtara mutlaka süre konmalıdır(1 hafta-1
ay içerisinde tahliye ediniz gibi) ,aksi takdirde hukuki
sonuç doğurmaz.
*
Açıktan fena kullanma söz konusu ise ihtara gerek
olmaksızın doğrudan dava açılabilir.Davanın
açılması Süreye tabii değildir.
* Akte aykırılık iddiasının bizatihi kiralanan yer
ve kiralananın kullanılması ile ilgisinin olması
gerekir.
*
Herzaman giderilmesi mümkün olan değişiklikler akte
aykırılık oluşturmaz.
* Sözleşmeye aykırı olarak amaç dışı
kullanılması akte aykırılık kabul
edilir.Sözleşmede taraflar kiralananı ne şekilde
kullanılmasına karar vermişler ise bu karara uygun
kullanmak zorundadır. aksi bir kullanım sözleşmeye
aykırılık teşkil eder.
* Açıktan fena kullanma da kiralanan konut yada
işyerine sürekli bir zararın söz konusu olması
gerekir.
* Kiralanan yerde kardeşin
oturtulması,akte aykırılıktır.
* Kiracının ,kiralayana
(-eşine,çocuğuna)hakareti,etkili eylemi,sürekli kumar
oynatması,odun kırması,hayvan beslemek(Köpek beslemek
te dahildir.),Komşuları rahatsız edecek şekilde
girip-çıkmak,yüksek sesle konuşmak,fuhuş
yaptırmak,yangın tehlikesinin bulunması,öldürme ve
eve yakma-yıkma tehditi,Burada dikkat edilecek önemli
husus şudur:Bu davada akte aykırılığın varlığı
herzaman açık ve kesin olarak belirlenememektedir. Bu
durumda kiralanan yerde keşif yapılıp
aykırılığının devam edip etmediği belirlenmeli ve
gerekirse mahalli bilirkişi dinleyerek örf ve adete
göre akte aykırılık sayılıp-sayılamayacağı
belirlenmelidir.
* Kiracının binada yaptığı değişiklik ile binanın
değerinde artış olmuş olsa bile bu durum
aykırılığın varlığını ortadan kaldırmaz.
* İşyerinin kiracı tarafından sürekli kapalı
tutulması akte aykırılık oluşturur.
* İki oda arasında ki duvarın kaldırılması akte
aykırılık sayılır.
6570 SAYILI YASA GEREĞİNCE
TAHLİYE:
6570 sayılı yasa kapsamında kalan konut yada
işyerinde iki önemli kriter vardır:
1-Binanın dört tarafının duvarla çevrili ve
musakkaf(çatılı) olması,
2-
1-6570
Sayılı Yasanın 7/A Maddesi Gereğince Tahliye
Taahhüdü Nedeniyle Açılacak Tahliye
Davası:
* Taahhüt edilen tarihi izleyen 1 ay içerisinde dava
açılması veya bu süre zarfında icra takibi
yapılmış olması gerekir.
* Tahliye taahhüdü Noter huzurunda yapıldığı
takdirde imzaya ve içeriğine itiraz mümkün değildir.
* Tahliye taahhüdünün geçerli olabilmesi için
mutlaka taahhüt sözleşmesinin kiracının, kiralanan
yeri kullanmaya başlamasından sonra yapılması
gerekir. Kira kontratosunda ki tarihin önemi yoktur.
Yani Taahhütname tarihi kiralananı kullanma tarihinden
sonrası bir tarihi taşımalıdır. Sözleşmenin
yapıldığı gün tahliye taahhüdü alınmış ise
baskı ve zaruret sonucu verildiği kabul edildiğinden
itibar edilmez.
* Tahliye taahhüdüne dayanan davayı sadece kiralayan
açabilir. Kiraya veren malik değil ise bu davayı
açamaz.
* Tahliye taahhüdünün kayıtsız ve şartsız olması
gerekir.
* İmzanın inkarı halinde (adi taahhüt) HUMK 'daki
hükümler gereği imza üzerinde bilirkişi incelemesi
yapılır.
* Uygulamada taahhüt tarihi kiralayan tarafından
istediği şekilde doldurulmak üzere boş
bırakılmaktadır. Bu durumda Tahliye Taahhüdünde ki
kiralananın tahliye edileceği tarihin taraflarca boş
bırakılması, sonucu etkilemez. Bu şekilde taahhüt
veren Kiracı sonuca katlanmalıdır.6.H.D.
2
- 6570 Sayılı Yasanın 7/B-C Maddesi Gereğince İhtiyaç
Nedeniyle Açılacak Tahliye Davası:Kira sözleşmesinin bitiminden
itibaren bir ay içerisinde davanın açılması gerekir.
Eğer daha önce yada bu bir aylık süre içerisinde
tahliye iradesi ve talebi kiracıya bildirilmiş ise bu
bildirimi takip eden dönem sonuna kadar dava
açılabilir. Burada aktin başlangıç ve bitim tarihi
ile akit süresinin, davacı tarafından ispat edilmesi
gerekir. Bu ise tanık dahil her türlü delil ile
kanıtlanabilir.
İhtiyacı Olanlar ise: 1-Kiralayan 2-Kiralayanın
eşi 3- Kiralayanın çocukları dır.
Bunların dışındakilerin ihtiyacı için dava açma
imkanı yoktur.
*İhtiyaç zorunlu,samimi ve ciddi olmalıdır.
*Bu sayılan kişilerin kirada olması yada işsiz ve
boşta olması konut yada işyeri ihtiyacının zorunlu
ve ciddi olduğuna bir karinedir.
* Reşit olan çocuğun aileden ayrılarak bağımsız
yaşama isteği doğal kabul edilir.
* Evlatlığın ihtiyacı için anne baba dava açabilir.
*Çok yakın bir zamanda gerçekleşecek ihtiyaç zorunlu
sayılabilir.
*Yargılama sırasında ihtiyaç ortadan kalkar ise dava
reddedilmelidir.
*Davacının oturduğu konut yada işyeri ,kiracının
elindekinden daha küçük yada daha kullanışsız ise
ihtiyaç "Mülkiyet hakkına Üstünlük"
kuralı gereği zorunlu ihtiyaç kabul edilmelidir. Bu
husus özellikle yapılan keşifte gözlemlenmelidir.
*Yurt dışında çalışan işçiler kesin dönüş yada
tatilde yazlık ev ihtiyacı nedeniyle bu ihtiyacı
samimi ve zorunlu bulunur ise tahliyesini isteyebilir.
*"Yazlık ev" yada "eşya saklama"
iddiası zorunlu bir ihtiyaç olarak kabul edilebilir.
*Konutu olan bir kamu görevlisi Lojmanda oturma imkanı
olsa bile buna zorlanamaz. Kendi evinde oturmak istiyor
ise bu zorunlu ve samimi ihtiyaç olarak kabul edilir.
Ancak dava açtıktan sonra kendi isteği ile lojmana
yerleşen davacının ihtiyacı samimi ve zorunlu
olmaz.(aksi görüşte içtihatlar da vardır.)6.H.D
* Devamlılık arzetmeyen geçici nitelikte ki ihtiyaç
için tahliye kararı verilemez.
* İhtiyaçlının nişanlı olması -somut olarak
evlilik hazırlığı yok ise- ihtiyaç için yeterli
kabul edilemez.
* Mevcut bir işe ilaveten ikinci bir iş yapma isteği
zorunlu ihtiyaç olarak kabul edilemez. Ancak Şirketin
birden fazla iş yapma imkanı yasal olarak
varolduğundan diğer bir iş için tahliye davası
açabilir.
* Mecurun (Kiralanan yer) düşünülen işi için uygun
olup-olmadığı yada mevcut işyerinin yetersiz olduğu
iddiası uzman bilirkişi marifeti ile keşfen tespit
edilmelidir.
*Bir kimse kendi mülkü için ortağı olduğu
şirkettin ihtiyacından bahisle tahliye davası açamaz.
* Şirket ihtiyacı için ancak şirket tahliye davası
açabilir.Bunun için şirketin ya kiralayan yada malik
olması şarttır.
* Reşit olmayan kimselerin ticaret yapması mümkün
olmadığı için ihtiyaçtan söz edilmesi mümkün
değildir.
* Kiralananın bulunduğu yerde oturmayan şahsın
işyeri ihtiyacı zorunlu kabul edilemez.
3
- 6570 Sayılı Yasanın 7/Ç Maddesi Gereğince Tamir
Nedeniyle Açılacak Tahliye Davası:Kira sözleşmesinin bitiminden
itibaren bir ay içerisinde davanın açılması gerekir.
Eğer daha önce yada bu bir aylık süre içerisinde
tahliye iradesi ve talebi kiracıya bildirilmiş ise bu
bildirimi takip eden dönem sonuna kadar dava
açılabilir. Burada aktin başlangıç ve bitim tarihi
ile akit süresinin, davacı tarafından ispat edilmesi
gerekir. Bu ise tanık dahil her türlü delil ile
kanıtlanabilir.
Dava
açmanın şartları:
1-Kiralananın yıkılıp yeniden
yapılmak istenmesi
2-İmar maksadı ile esaslı surette tamir,tevsi veya
tadilin yapılmak istenmesi,
3- Bu işlerin yapılması sırasında kiralananda
ikametin fennen imkansız olması gerekir.
* Yapılacak tamir ve tadilatın imar amaçlı ve esaslı
olup-olmadığı mahallinde uzman bilirkişi
aracılığı ile saptanması gerekir.
* Yeni binada ki tamir ve tadilat tahliye sebebi olamaz.
* Gelirini artırmak amacı ile yapılacak tadilat
tahliye sebebi olamaz
* İmar maksadı,yeniden inşaatta aranmaz.Ancak tasdikli
projenin ibrazı gerekir. Bu projenin mahallinde uzman
bilirkişi aracılığı ile uygulanması gerekir.Bu
projenin tsdiki için süresinde başvuruda bulunulmuş
ise sonucu beklenilmelidir.
* Yeni malikin 6570 S.Y.nın 7/d maddesinde ki süreden
yararlanarak dava açma hakkı yoktur.
* Yeniden inşaata dayanan tahliye davasında şartları
var ise iyiniyet araştırması yapılamaz.
* Binada yapılacak ilave ve tadilat binanın ayrılmaz
parçası (Mütemmim cüz'ü) ise bu durum tahliye
nedenidir.
4
- 6570 Sayılı Yasanın
7/D Maddesi Gereğince Satın
Alma(İktisap) Nedeniyle Açılacak
Tahliye Davası:
a)Akte göre dava açma süresi:
Yeni malik aktin bitiminden itibaren bir ay
içerisinde dava açabilir.
b) Satın almaya dayanan dava
açma süresi : Yeni malik iktisaptan itibaren 1 ay
içerisinde kiralananı satın aldığını ve
ihtiyacında kullanacağını kiracıya bildirmesi ve
iktisaptan itibaren 6 ay bekledikten sonra makul bir
süre içerisinde ( genellikle aktin sonuna kadar)davayı
açması gerekir.
*Ancak uzun bir süre geçtikten sonra davanın
açılması yeni malikin iyiniyetli olmadığını
gösterir.
*6 aylık süre dolmadan açılan davanın süre
yönünden reddedilmesi gerekir. Ancak sürenin bitiminde
dava yeniden açılabilir.Bu sürelerde iktisap günü de
1 ve 6 aylık süreye dahildir.
* İhtarname de Tahliye için kiracıya süre verilmesi
şart değildir. Ancak kiracıya süre verilmiş ise Yeni
malik bu süre ile bağlıdır. Sürenin bitimini
beklemesi gerekir.
* " İktisap" kavramı tahliye için
başlıbaşına yeterli değildir. Ayrıca yeni malikin
ihtiyaç iddiasını da kanıtlaması gerekir.
* Yeni malik 7/d bendinde ki süreye dayanarak tamir ve
tadilat nedeniyle tahliye davası açamaz. Bu bent sadece
iş ve konut ihtiyacına dayanarak davanın açılması
hakkını vermiştir.
*İhtarın iktisaptan itibaren 1 ay içerisinde kiracıya
keşidesi değil tebliği şarttır. 1 aylık
süre ihmal edilir ve geciktirilirse bu eksikliğin
giderilmesi hukuken mümkün değildir.
*Daha önce paydaş olduğu taşınmazdan yeni pay alan
kişi 6570/7-d maddesine göre tahliye davası açamaz.
 
|