YENİ
MEDENİ YASASI'NDA
Kİ VESAYET DAVASINA İLİŞKİN MADDE:
VESAYET ORGANLARI
A. Genel olarak
Madde 396.- Vesayet organları, vesayet daireleri
ile vasi ve kayyımlardır.
B. Vesayet daireleri
I. Kamu vesayeti
Madde 397-Kamu vesayeti,vesayet makamı ve
denetim makamından oluşan vesayet daireleri
tarafından yürütülür.
Vesayet makamı, sulh hukuk mahkemesi; denetim
makamı, asliye hukuk mahkemesidir.
II. Özel vesayet
1. Koşulları
Madde 398.- Vesayet altındaki kişinin
menfaatinin haklı gösterdiği, özellikle bir
işletmenin, bir ortaklığın veya benzeri
işlerin sürdürülmesi gerektiği takdirde
vesayet istisnaî olarak bir aileye verilebilir.
Bu durumda vesayet makamının yetki, görev ve
sorumluluğu kurulacak aile meclisine geçer.
2. Kurulması
Madde 399.- Özel vesayet, vesayet altına
alınan kişinin fiil ehliyetine sahip iki yakın
hısımının veya bir hısımı ile eşinin
istemi üzerine denetim makamı tarafından
kurulur.
3. Aile meclisi
Madde 400.- Aile meclisi, vesayet altındaki
kişinin vasi olmaya ehil, denetim makamınca
dört yıl için atanacak en az üç
hısımından oluşur.
Vesayet altına alınanın eşi de aile meclisine
üye olabilir.
4. Güvence
Madde 401.- Aile meclisi üyeleri, görevlerini
gereği gibi yerine getireceklerine dair güvence
vermek zorundadırlar.
Güvence sağlanmadan özel vesayet kurulamaz.
5. Sona ermesi
Madde 402.- Aile meclisi görevini yapmadığı
veya vesayet altındaki kişinin menfaati
gerektirdiği takdirde, denetim makamı her zaman
aile meclisini değiştirebileceği gibi özel
vesayeti de sona erdirebilir.
C. Vasi ve kayyım
Madde 403.- Vasi, vesayet altındaki küçüğün
veya kısıtlının kişiliği ve malvarlığı
ile ilgili bütün menfaatlerini korumak ve
hukukî işlemlerde onu temsil etmekle
yükümlüdür.
Kayyım, belirli işleri görmek veya
malvarlığını yönetmek için atanır.
Bu Kanunun vasi hakkındaki hükümleri, aksi
belirtilmiş olmadıkça kayyım hakkında da
uygulanır.
VESAYETİ GEREKTİREN
HALLER
A. Küçüklük
Madde 404.- Velâyet altında bulunmayan her
küçük vesayet altına alınır.
Görevlerini yaparlarken vesayeti gerektiren
böyle bir hâlin varlığını öğrenen nüfus
memurları, idarî makamlar, noterler ve
mahkemeler, bu durumu hemen yetkili vesayet
makamına bildirmek zorundadırlar.
B. Kısıtlama
I.
Akıl hastalığı veya akıl zayıflığı
Madde 405.- Akıl hastalığı veya akıl
zayıflığı sebebiyle işlerini göremeyen veya
korunması ve bakımı için kendisine sürekli
yardım gereken ya da başkalarının
güvenliğini tehlikeye sokan her ergin
kısıtlanır.
Görevlerini yaparlarken vesayet altına
alınmayı gerekli kılan bir durumun
varlığını öğrenen idarî makamlar, noterler
ve mahkemeler, bu durumu hemen yetkili vesayet
makamına bildirmek zorundadırlar.
II. Savurganlık, alkol veya uyuşturucu
madde bağımlılığı, kötü yaşama tarzı,
kötü yönetim
Madde 406.- Savurganlığı, alkol veya
uyuşturucu madde bağımlılığı, kötü
yaşama tarzı veya malvarlığını kötü
yönetmesi sebebiyle kendisini veya ailesini
darlık veya yoksulluğa düşürme tehlikesine
yol açan ve bu yüzden devamlı korunmaya ve
bakıma muhtaç olan ya da başkalarının
güvenliğini tehdit eden her ergin
kısıtlanır.
III. Özgürlüğü bağlayıcı ceza
Madde 407.- Bir yıl veya daha uzun süreli
özgürlüğü bağlayıcı bir cezaya mahkûm
olan her ergin kısıtlanır.
Cezayı yerine getirmekle görevli makam, böyle
bir hükümlünün cezasını çekmeye
başladığını, kendisine vasi atanmak üzere
hemen yetkili vesayet makamına bildirmekle
yükümlüdür.
IV. İstek üzerine
Madde 408.- Yaşlılığı, sakatlığı,
deneyimsizliği veya ağır hastalığı
sebebiyle işlerini gerektiği gibi
yönetemediğini ispat eden her ergin
kısıtlanmasını isteyebilir.
C. Usul
I. İlgilinin dinlenilmesi ve bilirkişi raporu
Madde 409.- Bir kimse dinlenilmeden savurganlığı,
alkol veya uyuşturucu madde bağımlılığı,
kötü yaşama tarzı, kötü yönetimi veya
isteği sebebiyle kısıtlanamaz.
Akıl hastalığı veya akıl zayıflığı
sebebiyle kısıtlamaya ancak resmî
sağlık kurulu raporu üzerine karar
verilir. Hâkim, karar vermeden önce, kurul
raporunu göz önünde tutarak kısıtlanması
istenen kişiyi dinleyebilir.
II. İlân
Madde 410.- Kısıtlama kararı, kesinleşince
hemen kısıtlının yerleşim yeri ile nüfusa
kayıtlı olduğu yerde ilân olunur.
Kısıtlama, iyiniyetli üçüncü kişileri
ilândan önce etkilemez.
Ayırt etme gücüne sahip olmamanın
sonuçlarına ilişkin hükümler saklıdır.
YETKİ
A. Vesayet işlerinde yetki
Madde 411.- Vesayet işlerinde yetki küçüğün
veya kısıtlının yerleşim yerindeki vesayet
dairelerine aittir.
B. Yerleşim yerinin değişmesi
Madde 412.- Vesayet makamının izni olmadıkça
vesayet altındaki kişi yerleşim yerini
değiştiremez.
Yerleşim yerinin değişmesi hâlinde yetki,
yeni vesayet dairelerine geçer. Bu takdirde
kısıtlama yeni yerleşim yerinde ilân olunur.
|
DAVACI:Nüfus,Adalet,İdare
memurları,İhtiyarlığı nedeniyle kendisine
bakamayacak kadar yaşlı olanlar,yaşı küçüklerin
yakınları
DAVALI: Hasımsız
açılır.
GÖREVLİ
MAHKEME:Sulh Hukuk Mahkemesi
YETKİLİ
MAHKEME:Küçüğün yada mahcurun ikametgahı
mahkemesi (M.K.411-412)
VESAYET SEBEBLERİ:
1-Küçüklük( Velayet altında olmayan her küçüğe
vasi tayin edilir.)
2-Hacir
3-Akıl hastalığı ve akıl zayıflığı
4-İsraf,Hastalık,Kötü Hal ve Kötü İdare
5- Hapis(Bir yıl ve daha fazla hüküm verilmesi
halinde)
* Sulh Hakimi, Hükümlüler hakkında kısıtlılık
şartı araştırması yapmadan vasi tayin eder.
* İnfaza başlandığında vasi göreve başlamış
sayılır ve Şartlı Tahliye tarihine kadar
kısıtlılık devam eder.
* Vasi dört yıllık süre için atanır.
* Vasini azledilmesi yetkisi Asliye hakimine aittir.Ancak
yeni vasi atayamaz,durumu sulh hakimine bildirir.Sulh
hakimi ise vasiyi azledemez.Azil üzerine yeni bir vasi
atar.
DİKKAT EDİLECEK HUSUSLAR: Vesayet
davaları hızla yapılmalı ve en kısa sürede karara
bağlanmalıdır.
1- Hükümlü / Mahcur ile vasi adayı arasında menfaat
çatışması olup-olmadığı ; vasi adayının vasi
olmasına engel hali olup- olmadığı zabıta marifeti
ile araştırılır.
2- Vasi adayı celbedilip dinlenir.
3-Hükümlü / Mahcurun adına kayıtlı taşınmaz yada
taşınır mallar araştırılır.
4- Hükümlü / Mahcurun adına mevduat olup- olmadığı
bankalardan ayrı ayrı sorulur( uygulamada küçük
ilçelerde bu araştırma yapılmaktadır.)
5- Vesayet altına alınacak kişi reşit ise öncelikle
bu kişi dinlenmeli ve isteği bir aday var ise
öncelikle bu aday düşünülmelidir.
6- Vasi tayininde öncelik eşe,yakın kan ve dünür
hısımlığına tanınmalıdır.
7- Nüfus kayıtları istenir.
8- mahkeme kararın bir suretini vasiye tebliğ eder.
9-Kısıtlılık ve hükümlülük durumunda vesayet
altına alınan kimsenin doğduğu ve ikamet ttiği yerde
ayrı ayrı ilan edilir. Ancak küçükler hakkına ilana
gerek yoktur.
VASİ OLAMAYANLAR:
1- Vesayet altında bulunanlar
2- mahcur yada hükümlü arasında çıkar çatışması
ve husumet bulunanlar
3- Vasi atamaya yetkili Sulh ve Asliye Hukuk Hakimleri
vasi olamazlar.
VASİLİKTEN
ÇEKİLMEYE HAKKI OLANLAR:
1- 60 yaşını dolduranlar,
2-Sakatlığı nedeniyle vesayeti güçlükle yapanlar
3-Dörtten fazla çocuğun velisi olanlar
4-İki ayrı kişinin vasisi olanlar
5- Milletvekili,Bakanlar,Yargıtay Başkan ve üyeleri
İTİRAZ
:
* Yeni atanan vasi, öğrendiği günden itibaren 10 gün
içerisinde itiraz edebilir. Sulh hakimi
itirazı kabul ederse yeni bir vasi atar, itirazı kabul
etmez ise dosyayı Asliye Hukuk hakimine gönderir ve
Üst mahkemenin kararına göre yine sulh hakimi ya yeni
bir vasi atar yada itiraz reddedilmiş ise atanan vasinin
devamına karar verir.
ÖRNEK KARAR
H Ü K Ü M :
1-Davanın kabulü ile ...... ilçesi
...... köyü Cilt No:.., Hane No:.. de nüfusa kayıtlı
bulunan ..... ve ..... kızı 01.01.1984 d.lu ....
....'na, aynı yer nüfusuna kayıtlı .... ve ..... den
olma 10.01.1966 .... .......... ın VASİ OLARAK
TAYİNİNE,
2-MK404-408(Hangi sebebe dayalı ise o madde
yazılır.).
Maddeleri gereğince ağabeylerinin velayeti altına
konulmalarına,. Velinin velayetin altındaki kimseleri
temsil yetkisi sevk ve idaresi hakim iznine muhtaç
olmadığından vasinin küçüklerle yapacağı işlerle
izinli sayılmasına,
3-Keyfiyetin vesayet ad defterine
işlenmesine,
4-Durumun MK nun 410. Maddesi gereğince
mahçurun doğum yeri ve ikametgahında ayrı ayrı birer
defa ilanına ,
Kararın bir örneğinin vasiye tebliğine,
5-Davanın mahiyeti icabı harç
alınmasına yer olmadığına,
Yargılama giderinin kamu üzerinde bırakılmasına dair
karar vasi adayı davacının yüzüne karşı yasa
yolları açık olmak üzere açıkça okunup usulen
anlatıldı. 02.01.2002
|